Sedat Pekerden Mektup Var

Sedat Peker'den Mektup var 30-03-2013

SAYIN SEDAT PEKER’DEN MEKTUP VAR (30.03.2013)

Sohbetine dahil olmaktan onur duyduğum arkadaşlarım, öncelikle hepinizi selamlıyorum.

Uzunca bir süre ayrı kaldıktan sonra bu satırlarımı büyük bir keyif ile yazdığımı bilmenizi isterim. Son günlerde basına yansıyan bazı sözler vardı.Yanlış anlaşılmalara sebep olmaması amacı ile birkaç kelamda bulunmanın gayet iyi olacağını düşündüm.

Öncelikle sizden gelen mektuplarda birçok arkadaşımız çok fazla antidepresan kullandığım için üzüldüklerini söylemişler. Hatta bu antidepresanları bırakmam konusunda tavsiyede bulunmuşlar. Tabi ki kendilerine ilgileri için teşekkür ederim. Ancak ben çok uzun senelerdir antidepresan kullanmıyorum.Antidepresanın nasıl bir şey olduğunu unuttum desem, inanın ki abartmış olmam. Mahkemede söylediğim sözleri bütünün içinden çıkarıp medyada yazınca, sanki antideprasan kullanıyormuşum gibi bir anlam çıkıyor. Haliyle bizi seven arkadaşlarımızda bunu okuyunca üzülüyorlar.

Mesela ben savunmamda diyorum ki ‘’Sayın Başkan, Sayın Üyeler bilim adamları mutluluğun tanımını şu şekilde yapmışlar; çocukken kurmuş olduğu hayalleri gerçekleştirebilmiş insanları mutlu insanlar olarak tanımlamışlar.’’ Ben hayatımın hiçbir döneminde mahkeme başkanı veya bakan olmak için hayal kurmadım. Çocukluğumda tam şu anda karşınızda gördüğünüz kişi gibi, yani kendim gibi olabilmek için hayaller kurdum.Yüce Allah’a şükürler olsun ki hayallerini gerçekleştirmiş mutlu bir insan olarak mahkemenin huzurunda bulunuyorum.Gördüğünüz gibi ifademi dik bir şekilde veriyorum.Cezaevinde yatarken dik bir şekilde yatıyorum.Bu dünyada misafirliğim bittiği zaman, yani öldüğümde ruhumda kabrinde dik bir şekilde olacak.

Sayın Başkan, Sayın Üyeler, benim hakkımda lehte veya alehte vereceğiniz her karardan razıyım.Ben sadece mahkemeye gelmek istemiyorum.Buradaki atmosferden sinirlerim bozuluyor.Zaten yapı olarak sessiz ve sakin bir hayat tarzım var.Bu yüzden koğuşumdaki hoparlörü dahi söktürdüm.Buraya bir gün geldiğimde altı ay boyunca ibadetlerimi yapıp, sporumu ve düzenli nefes egzersizlerimi yaptığımda anca kendime gelebiliyorum.Bu yüzden uygun görürseniz mahkemelere katılmak istemiyorum.Yoksa çok eski yıllardaki gibi kutu kutu antidepresan içmek zorunda kalırım dediğimde, bu sözlerim medyada benim çok fazla antidepresan içtiğim, bu yüzden hoparlörü söktürdüğüm gibi saçma sapan, dediklerimle hiç ilgisi olmayan bir şekilde haber olarak çıkıyor.Oysa ki Türkçeyi iyi konuştuğumu, derdimi iyi anlatabildiğimi zannediyorum.

Yine mahkemeye hitaben; ‘’ Sayın Başkan, Sayın Üyeler bir insanın hangi şartlarda tutuklu kalacağı kanunda açık olarak belirtilmiştir. Mesela sanığın kaçma şüphesi varsa kanun, sanık tutuklu yargılanır diyor. Dokuz sene önce kelebek operasyonu kapsamında gözaltına alındığımda nöbetçi hakim tarafından serbest bırakıldım.Bütün gazeteler yurtdışına kaçtığımı yazdıkları halde bir gün sonra gelerek teslim oldum.Kelebek operasyonunda hakkımda yüzlerce sene hapis cezası istenirken kaçmayan şahsım, takdir edersiniz ki örgüt üyeliğinden hakkımda istenen yedi buçuk senelik hapisten dolayı asla kaçmaz. Kaldı ki sizin mahkemeniz örgüt üyeliğinden beni suçlu bulsa da, belki Yargıtay sizinle aynı görüşte olmayacaktır. Belki suçsuz olduğuma kanaat getirecektir.Ben dokuz senedir cezaevindeyim.Yedi buçuk senedir kelebek operasyonundan dolayı tutuklu kaldım.Bir buçuk senedir de örgüt üyeliğinden tutukluyum.Kanunda açıkça belirtildiği üzere telafisi mümkün olmayacak şekilde mağduriyete uğramamam için tahliye edilmem gerekir.’’ diyerek savunmama devam ettim.

Bir insanın tutuklu kalmasının başka bir gerekçesi de, kamuoyunda infial uyandıracak bir duruma söz konusu olmasıdır. ''Sayın Başkan, Sayın Üyeler ben dokuz senedir cezaevindeyim.Bu rakam söylenirken çok kolay söyleniyor. Ancak şu şekilde düşünürsek bence daha doğru olur. Ben cezaevine girdiğim tarihte henüz ortaokulu bitirmiş bir arkadaş, liseyi tamamlayarak üniversiteye gitti, üniversiteyi tamamlayıp oradan kısa devre askerliğe geçti.Askerlikten sonra iki senelik staj dönemini tamamlayıp şu an Türkiye’nin herhangi bir yerinde Sayın Hakim, Sayın Savcı olarak mesleğe başlayıp adalet dağıtmaktadır. Bu şekilde düşündüğümüz zaman dokuz senenin ne kadar uzun bir süre olduğunu daha iyi anlayabiliriz.'' dedim.

Dokuz senede insanı annesi, babası unutur. Yüce Allah’a şükürler olsun ki beni unutmadılar.Ancak beni beklemeye ömürleri yeterli gelmedi.Ben cezaevindeyken vefat ettiler. Bu dokuz sene süre zarfında internet olarak tanımlanan sanal dünyanın insan hayatında çok etkin bir hale geldiğini gazetelerden ve dergilerden takip edebildiğim kadarıyla biliyorum.

Sayın Başkan ''Youtube'' diye bir site varmış, insanlar oraya videolar yüklüyorlarmış. Tabi siyasi partilerde kendi reklamlarını yapmak amacı ile bu siteyi yoğun şekilde kullanıyorlar. Mesela ana muhalefet partisinin lideri ile ilgili bir çok video, parti görevlileri tarafından hazırlanıp Youtube'a yüklenmiş. Bu videolar takriben yedi yüz bin kişi tarafından izlenmiş. Diğer büyük ana muhalefet partisinin lideri ile ilgili partisi tarafından bir çok video hazırlanıp Youtube'a yüklenmiş. Bu parti lideri ile ilgili videoların izlenme oranı ise beş yüz elli binlerde. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili videoların izlenme oranı, iki büyük muhalefet partisinin liderlerinin toplamından daha çok. Rahmetli Muhsin Abinin videolarının izlenme oranı iki milyon otuz bin civarında. Ben dokuz senedir cezaevindeyim beni destekleyen bu videoları hazırlayan bir partim olmamasına rağmen, kendilerini tanımadığım genç arkadaşlar tarafından destek ve sevgi amaçlı hakkımda hazırlanan videoların seyredilme oranlarının yirmi üç buçuk milyon olduğunu söyledim. Türkiye’de oy veren her iki kişiden birisi benimle ilgili destek videolarını izlemiş. Bunları anlatmamın sebebi, ben sevgi çiçeğiyim, sevgi böceğiyim, herkes beni sever demek için tabi ki değil. Bu kadar kişi ilgi ve sevgi gösteriyor ise beni tahliye ettiğinizde kamuoyunda bir infial olmayacaktır.

Ülkemizde sadece Sayın Başbakan’ın videolarının izlenme oranı benden fazladır. Yirmi beş milyon civarında izlenme oranı vardır. Sayın Başkan tüm bu anlattığım sebeplerden dolayı benim kanunen tutuklu yargılanmamı gerektirecek hiçbir sebep yoktur diye belirttiğim beyanları basında şu şekilde okuyorsunuz; ‘’Benim ile ilgili hazırlanan videolar sevgi içerikli, ancak ben sevgi çiçeği, sevgi böceği değilim.’’

Kıymetli dostlarım, bu iki satırı kim okursa benimle ilgili düşüneceği; sevilmek istemeyen, sevilmekten mutlu olmayan bir tip olduğumdur. Ancak ben ne söylediğimi yukarıdaki satırlarımda yazdım. Allah aşkına benim yazdıklarımdan çıkan anlam gerçekten bu mudur ? Duruşmalara toplamda beş kere gitmişimdir.Söylediğim her şeyi insan yanlış anlayıp, nasıl olur da yanlış yazar. Daha önceki duruşmalarda Kartal’daki arsamın yakınına adliye yapıldı, arazimin değeri yirmi kat arttı deyip Bakanlığa teşekkür ederek kendimce ortamı sakinleştirip espri yapıyordum. Ertesi gün gazetelerde; ''Adalet Bakanlığı'na Kartal Adliyesi'nin arsasını, SEDAT PEKER satmış.'' diye haberler çıkıyor. İşin komik yanı Adalet Bakanlığı da açıklama yaparak biz SEDAT PEKER’den arsa almadık diyor.

Gerçekten anlayamıyorum. Adliye muhabirliği; magazin muhabirliği değil ki. Eldeki resmin altına dikkat çekecek hayali şeyler yazılmaz ki. İşin en komik yanı, Youtube'daki video izlenme oranlarını öyle bir yazmışlar ki, sanki ben kendimi Sayın Başbakan'la yarıştırıyormuşum gibi bir anlam çıkıyor. Oysa ki ben diğer muhalefet parti liderlerinin videolarının izlenme oranlarını da veriyorum.Ancak muhabir arkadaşlar sanki ben kendimi Sayın Başbakan ile yarıştırıyormuşum gibi haber yapıyorlar. Gerçekten canım sıkılıyor, gerçekten moralimi bozuyorlar.

Kıymetli arkadaşlarım, sohbetimi toparlamam gerekirse şunları belirtmek isterim. Önceden annem beni televizyonda görür, ''neşeli görsün, mutlu görsün'' diye gülerdim.Sevgili Annem vefat etti, aradan yıllar geçti.Şu an ise sadece ve sadece gerçekten mutlu olduğum için gülüyorum. Cezaevinden yolladığım resimlerden de anlaşılacağı üzere hem bedenen, hem de ruhen çok iyi durumdayım. Medyada yazıldığının aksine çok uzun senelerdir ağzıma antidepresan sürmedim, içmiyorum, ihtiyaç duymuyorum. İnsanlar tarafından sevgi görmekten mutluluk duyuyorum, keyif alıyorum. Sevmek ve sevilmeyle ilgili şükürler olsun ki hiçbir problemim yok.

Bir de yazılanların içinde, çok ağrımın olduğu yönünde bir şeyler var. Sanki ben mahkemeye çok ağrılarımın olduğunu söyleyip, bu yönde tahliye isteminde bulunmuşum gibi, az da olsa dışarıdan okuyanlar tarafından böyle bir anlam çıkabiliyor. Oysa ki benim geçmişteki ağrılarım neredeyse bitti derecesinde azaldı. Ayrıca gerçekten ağrım olsa bile, bunu ne mahkeme heyetine ne de kimseye söylemem.Eğer başa çıkamayacağım kadar büyük ağrı ise bile, gene söylemem. Ellerimle o ağrıyan bölgeyi sökerim, gene de söylemem.

Cezaevinin demiri, betonu bana Yüce Allah’ın izniyle hiçbir şey yapamaz. Her zaman dediğim gibi bir insanın başına gelebilecek en kötü şey insanoğlunun eline düşmesidir, cezaevine düşmesi değildir.

Kıymetli arkadaşlarım bu mektubumu biraz acele yazdım. İnşallah önümüzdeki günlerde yazmayı düşündüğüm diğer mektuplarda sohbete daha çok zaman ayırmayı düşünüyorum.

Hayatım boyunca insanı iki şeyin yaşarken öldüreceğine inandım. Birincisi dostlarından gelen ihanetin, ikincisi ise düşmandan gelecek merhametin. Bu yaşıma kadar dost olduğunu söyleyen insanlardan gördüğüm ihanetlerle, manen çok acı çektim. Yüreğimin bir kısmını Karacaahmet Mezarlığı gibi yaparak, o insanları anılarıyla beraber oraya gömdüm. Ancak her zaman şükrederim ki, Yüce Allah beni düşmanlarımın dahi merhamet edeceği zelil bir duruma düşürmedi. Bu benim dünyadaki en büyük şansımdır.

Sohbet amaçlı bir sonraki mektubumu yazdığımda vefa, dostluk gibi konulara bolca değinmek istiyorum.

Satırlarıma son vermeden önce sizi ve tüm sevdiklerinizi Yüce Allah’a emanet ederim.

‘’BİR UMUTTUR YAŞAMAK’’

SEDAT PEKER
Ziyaretçi Defteri
yasemin Gönderi no: 168547  /
yasemin
DÖNÜŞ YAPIN BANA LÜTFEN MSJ OKUNMASIN RESUL GÜNGÖRÜ ZEKİ MAYİ TANIYORUM YARDINCI OLUN...
yasemin Gönderi no: 168546  /
yasemin
merhaba abicim ben rizeden yasemin sıkıntımı özelden size nasıl bildirebilirim sağlıcakla kalın
Emre AKYILDIZ Gönderi no: 164497  /
Emre AKYILDIZ
Yüce Allah ın selamı ve bereketi Üzerinizde olsun...Kıymetli büyüğüm,bugünkü yazınıza istinaden birkaç not yazmak istedim müsade ederseniz.....2004 yılında yapılan operasyonda sizlere kurulan kumpası bizzat biliyorum..o zamanlar 23 yaşındaydım ama neyin ne olduğunu bilecek kadar kafamız çalışıyordu çok şükür..operasyon sabahı korunun girişinde arkadaşlarımı bekliyordum sabah suyunda balığa çıkmak için..saat sabahın 5 inde korunun girişinde o kadar yoğun önlem alınması hayırlara vesile değildi..o saatte mahalle muhtarının ve yardımcısının da gelmesi beni o günkü balık tutma hevesinden uzaklaştırmıştı..evinizin oraya gelirken polislerin acayip şekilde bakmaları ile Üzülerek neler olduğunu anlamıştım..çünkü korunun içinde ben o günkü kadar önlem alındığına şahit olmamıştım..(korunun içindeki çaybahçesinin açılışını da hatırlıyorum ve döneminbaşbakanı Turgut ÖZAL geldiğinde bile)..o sabahki operasyonda ben bile o kadar titiz bir şekilde arandımki bi ara kendimi vatan haini sandım..çünkü oraya gelen emniyet mensubları bariz bir şekilde paralel yapının Uşağı olmakla kalmamış yaptıkları göreve bile ihanetin içindeydi..( tabiki bunu söylememdeki amaç evden dışarı çıkan herkesin sizlere ait olduğunu bildiğim tesbihleri ellerinde görmem..sizleri evden çıkarışları,yanınızda çalışan personele yaptıkları halen daha aklımda..bu tür insanlar olduğu sürece sizlerin ne kadar Erdem sahibi bir insan olduğunuzu daha iyi anlamama vesile oldu.sizlerin o operasyon sonunda beraat ettiğinizi duyduğum zaman sadece yüce Allah ın adaleti demiştim kendi kendime..lakin sonradan yapılan bir kumpasla da tekrar sizi hedef haline getiren DOĞAN MEDYASI nda adınıza çıkan bir habere karşı babamın verdiği o.....çocukları tepkisinide unutmadım reisim..ama YÜCE ALLAH ımın izniyle hepsini inşallah bitmiş bir halde görürüz..bu bizim yegane duamızdır..ayrıca ambulans ile geziyor diyenlerede o gün beraat ettikten sonra tekrar emniyet e gittiğiniz Aracın plakasını da verebilirim....bu dünya böyledir reis im.iyiler her zaman üzerlerine kurulan kumpas lar ile karalanmaya kötüler ise Bu tür medya maymunları sayesinde hep ak gösterilir..ama bildiğimiz töre doğrultusundan yola çıkarak söylüyorum ki belki adaleti kandırarak istediklerini elde edebilirler..ama hak dünyada ki MAHKEME İ KÜBRA da yüce Allah ın adaletini nasıl kandıracaklar..YÜCE ALLAH ım siz ve sizin nezninizde tüm yol arkadaşlarınızı kötülüklerden korusun...yürüdüğünüz TÜRK İSLAM DAVASI yolunda önünüze çıkacak kaza ve belalardan korusun..saygı sevgi ve minnetle ellerinizden öper Allah a emanet ederim..Emre AKYILDIZ.
alpaslantigis@hotmail.com Gönderi no: 150764  /
Saygideger buyugum sizi gorme arzusundayim ankaradayim ama imkanimyok sizi gormeye elinizi opme imkanini banasalarsaniz beni cok cok mutlu edersiniz saygilarimla ellerinizden operim
kürşat arslan Gönderi no: 150089  /
kürşat arslan
20 yaşindayim seninle büyüdüm senin izinde yürüdüm hep gormesem bile senden cok sey ogrendim reis bi kere seninle ayni karede hayata gulumsemeyi cok gorme bana allah askina duy sesimi
kürşat arslan Gönderi no: 150088  /
kürşat arslan
Reiiissssssss duy sesiimi allah aşkınaa
Ebubekir Furkan Sarı Gönderi no: 149686  /
Ebubekir Furkan Sarı
Sedat Peker gerçekten senmisin eğer yazdığımı okuyosan ve sen gerçekten varsan nolur benimle iletişime geç ben sana ulaşamam ama sen bana ulaşırsın sana söylemek istediklerim var abi lütfen. :(
Ünsal Özcan Gönderi no: 145892  /
Ünsal Özcan
Selamun Aleyküm Sedat abi içerden çıkman en hayırlısıydı bizi çok mutlu etti abi seni çok seviyoruz Allah seni sevdiklerine bağışlasın kendine iyi bak Sedat abi...
ibrahimkarakaya Gönderi no: 145579  /
ibrahimkarakaya
Reis geçmiş olsun seni seven kalpten insanlar var reis siz herzaman ayakta durunki herkez evinde rahat uyusun sizin hayraninizim reis sizi görmek istiyorum izniniz olursa lütfen reis sizi yakından görmeme izin verin sizden öğreneceğim çok şey var
harun peker Gönderi no: 136114  /
harun peker
rizelı babalar okdar rizelız varsa gelsın lazkoapt
emrah şahin Gönderi no: 135679  /
emrah şahin
reis Allaha emanetsin seni çok seviyoruz inş en kısa zamanda tahliye olursun saygılarımla Ccc
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız