Duyurular

REİSİMİZ SEDAT PEKER'İN STARLİFE DERGİSİ İLE YAPMIŞ OLDUĞU RÖPÖRTAJ

1) Öncelikle Türkiye Gençlik Ödüllerinde aldığınız ödül hayırlı olsun. Bu ödülün sizin için anlamı ne ?

SP- Bende öncelikle, güzel dilekleriniz için size teşekkür ediyorum. Birilerinin şahsıma haksız yere yakıştırmak istedikleri kötü sıfatlara karşı, 180 bin genç arkadaşımızın oylarıyla bu ödülü bana vermeleri bu kişilere karşıda ‘siz adil davranmıyorsunuz’ demiş olmaları benim için gerçekten çok değerlidir.

2) Son dönemde mesainizi nelere harcıyorsunuz?

SP- Cezaevinde uzun bir süre kaldım. Vücudumda oluşan derin ağrıları geçirebilmek için, yani sağlıklı olabilmek adına, günümün bir bölümünü tedaviye ayırıyorum. Geri kalan vakitlerimi ise aileme, dostlarıma ve ticari işlerime ayırmaktayım.

3) Ülkenin ve kendi hayatınızın genel gidişatından memnun musunuz?

SP- İnsanların hayallerine ulaşabilmesi için gerekli mücadeleyi yapıp, bedel ödemesi gerektiğine inanan birisiyim. Hem kendimin, hem YÜCE MİLLETİMİZİN şuan yasadıklarını, hak edilen noktaya ulaşa bilmek için ödeyeceği bedeller olarak görüyorum.

4) MHP’deki seçim sürecini ve mahkeme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

SP- Milliyetçi Hareket Partisi’nin üst yönetimindeki bazı kişilerle, cezaevinden çıktıktan sonra bazı sebeplerle sorun yaşadığım için, bu konuyla ilgili yorum yapmak istemiyorum. Çünkü söyleyeceğim sözler, konunun muhattapları tarafından haksızca farklı yerlere çekilebilir…

5) Başbakan Davutoğlu’nun istifasını ve bu bağlamda Başkanlık sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

SP- Türk siyasetinden görmeye çok alışık olmadığımız bir kaliteyle görevinden ayrılmış olmasını, Sayın Davutoğlu’nun asaleti olduğunu düşünüyorum.

Ancak ortada gerçek olan bir şey var, kendisini üniversite hocalığından alarak önce danışmanı sonra dış işleri bakanı ve son olarakta başbakan yapan kişi de Sayın Cumhurbaşkanıdır. (Dolayısıyla bu partinin de gerçek lideridir.) %52 gibi bir oyla seçilmiş Cumhurbaşkanı’na, meclisteki milletvekilleri tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı gibi davranmak isterseniz, bu hayatın gerçekleriyle asla bağdaşmayacaktır. Bu sebeple ben, mutlaka başkanlık sistemine gecilmeli diyorum. Eğer bu sağlanamazsa ileride yaşanabilecek kaosları engelleyebilmek adına, (en kötü şarlarda) hiç değilse partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmelidir.

6) En iyi iş adamı ödülü sizi böyle görmek istemeyenlere cevap mı?

SP- Bir dönem bazı kesimler tarafından şahsımla ilgili suç örgütü, contra gerilla, mafya babası diye, o kadar çok algı yapılmaya çalışılmıştı ki, neredeyse bütün herkes bu şekilde düşünür olmuştu. Ancak ben bu algıya kesinlikle direndim. Bu sıfatları hiç bir zaman kabul etmedim. Bir gazeteci arkadaşım, ancak bütün herkes sana bu yakıştırmaları yapıyor, dediğinde "önemli olan benim ne düşündüğümdür" dedim. Eğer bende o sıfatı kabul edersem, ancak o zaman bu mücadele ortadan kalkar. Fakat ben bu kişilerin algı operasyonlarına teslim olmayacağım dedim. Cezaevinden tahliye olduktan sonra yaşanılan tüm süreçler, zannederim ki benim haklı olduğumu göstermektedir.

7) İş alanındaki faaliyetlerinizi ve son dönemdeki çalışmalarınızı anlatır mısınız?

SP- Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvelerinin büyük hissedarıyım. Ayrıca, büyük otellerin dekorasyonunu yapan bir sanat galerim var. Önümüzdeki aylarda kendinden çok fazlaca bahsettirecek, bilgisayar yazılımı ve teknoloji üzerine faaliyet gösteren bir firmanında büyük hissedarıyım.

8) 2016’nın ilk çeyreği sizin için nasıl geçti? Yıl sonu hedefleriniz neler?

SP- Şükürler olsun ki YÜCE ALLAH’a, cezaevinde planlamış olduğum bütün herşeyi tek tek gerçekleştirebiliyorum. Şuan planlarıma firesiz olarak devam etmekteyim. 2016’nın ilk çeyreği benim için çok güzel geçti. Bu senenin sonuna kadar şahsıma karşı önyargılı olmayan insanların taktirini kazanacak, hem sosyal hemde ticari projelerimi tamamlayacağım.

9) Yeni faaliyet alanları düşünüyor musunuz?

SP- Yenilenmenin olmadığı tüm başarı hikayeleri, önce durmaya sonra da yok olmaya mahkumdur. Bu sebeple yeni alanlarda faaliyetleri kesinlikle düşünüyorum.

10) Karadenizli olarak inşaat sektörüne girmeyi düşündünüz mü?

SP- Sadece Karadenizli oldugum için değil, bizim gibi nüfus artışı yoğun olan ve ekonomisi devamlı büyüyen ülkelerde, inşaat sektörünün garanti bir yatırım argümanı olduğu için önümüzdeki günlerde ki düşüncelerim arasında bu sektörle ilgilenmede var.

11) İş yaparken prensipleriniz nelerdir? Asla affetmem dediğiniz şeyler var mı?

SP- Asla affetmem dediğim, şey dostluğa yapılan ihanettir. Prensiplerimin bence en önemlisi yalan söyleyen, onuruna düşkün olmayan insanlardan kesinlikle uzak durmamdır.

12) Hayat mottonuz ‘ BİR UMUTTUR YAŞAMAK’ ı biraz açar mısınız?

SP- Tüm insanların hayatında yaşadığı, mutlakaki çok büyük zorlukları olmuştur. Herkesin yaşadığı zorluklara saygı duyuyorum. Kendi hayatıma gelirsek, ben gerçekten ama gerçekten zor bir hayat yaşadım. Ve halen daha yaşamaya devam ediyorum. ‘BİR UMUTTUR YAŞAMAK’ öğretisi, benim en zor anlarımda galiba yolun sonuna geldim dediğim manevi çöküşlerimde, tekrardan ayağa kalkmamı, mücadele etmemi sağlayan, kurtuluş anahtarımdır.

13) Bir daha dünyaya gelseniz ne zaman, nerde ne yapmak isterdiniz?

SP- Bir daha dünyaya gelmek istesem, böyle bir hakkım olsa, HZ. ALİ (R.A.)’ye yapılan suikaste engel olarak bugün hala başımızın en büyük belası olan Şii- Sünni ayrımını başlamadan bitirmek isterdim. Eğer ikinci kez bir hakkım olursa da, binlerce sene sonra dünyaya gelerek, o zaman yaşayan insanlarla sohbet etmek isterdim.

14) İş stresinizi nasıl atarsınız? Yapmayı çok isteyip yapamadığınız ne var?

SP- İş stresimi spor yaparak, çimlerin üzerinde yalın ayak yürüyerek, içimden dua ederek yenmeye çalışıyorum. (Ancak henüz %100 bir başarı elde edebilmiş değilim.)

15) Aile kavramının değerini çok iyi bilen birisi olarak aile kavramını ve kendi ailenizi nasıl anlatırsınız?

SP- Aile kavramının kutsallığına olan inanç mensubu olduğumuz YÜCE TÜRK MİLLETİNİN hiç değişmeyen bir olgusudur. Bu sebeple aile kavramının kutsaliyetine fazlası ile inanıyorum. Ve inanmaya devam edeceğim.

Bizim ailemiz genelde fedakarlık üzerine kurulmuş olan bir ailedir. Bu fedakarlığın çoğunluğunu yapmak maalesef ki eşime düşmüştür. Eşim ile kendisi stajyer öğrenciyken cezaevinde tanışmıştık. Hakkımda müebbetle açılmış bir sürü dava varken, ( en yakınlarımın bile tahliye olacağıma inancı kaybolmuşken.) eşimin her gün cezaevine ziyaretime on sene boyunca gecikmeden gelmiş olması bile başlı başına bir bedeldir diye düşünüyorum. Ayrıca benim yaşadığım hayatın zorluklarından dolayı, mesleğini hiç bir zaman yapamayacağını biliyordu. Kısacası sevgi için bütün hayatından vazgeçmek üzerine yapılan fedakarlığın sayesinde, kurulabilmiş olan bir aileye sahibim.

16) Sportmen bir kişilik olarak futbola ilginiz nasıl? Hangi takımlısınız?

SP- Spor dünyasındaki birçok kişiyle tanışıklığım ve dostluğum olduğu için bütün herkes beni spor dünyasının en önemli parçalarından biri olarak görüyor. Tüm samimiyetliğimle söylemek isterim ki, ben hayatımda ne maça giderim, nede milli takımın maçının haricinde bir maç seyrederim. (İşin en komik yanı ben ofsaytın ne olduğunu halen daha tam olarak bilmiyorum.)

17) Hayatınız film olsa hangi aktörün oynamasını isterdiniz?

SP- Müsadenizle bu soruya cevap vermek istemiyorum. Eğer herhangi bir isim söylersem, tanımış olduğum diğer aktör arkadaşların üzüleceğini düşünüyorum.

Ziyaretçi Defteri
cmylmzbjk@hotmail.com Gönderi no: 173188  /
BİR UMUTTUR YAŞAMAK
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız