Duyurular

ENSAR VAKFI KONUSUNDA BENİM HİSSETTİKLERİM

Kıymetli Dostlarım,

Bazı arkadaşlarımız kamuoyunda; ‘’Ensar Vakfı’nda Tecavüz Skandalı’’ olarak duyurulan konuyla ilgili neden düşüncelerimi yazmadığımı merak ederek sormuşlar. Art niyetli bazı insanlar ise kendi kendilerine beni eleştiren yorumlarda bulunmuşlar.

Benim bu tip konulardaki düşüncem zaten çok açık ve nettir. Bu tip konular hakkında düşüncelerimi dile getirdiğim zaman bazı kişiler; ‘’Ne kadar vahşi düşüncelere sahip…’’ diyerek hakkımda söylemlerde bulunuyorlar. Ancak bu durum karşısında benim yapabileceğim bir şey gerçekten yok. (Bu benim karakterim. İçimden ne geçiyorsa olduğu gibi dile getiriyorum.)

Ancak ufak çocuklara yapılan bu iğrençlik üzerinden şeytani planlar yaparak Müslümanlığın dokusuna zarar verme gayreti içine girenler ise bence adil ve onurlu bir savaş yürütmüyorlar.

Dindar olmak veya inançsız olmak, bunlar bir insanın kendisini ilgilendirecek şeylerdir. Fakat bir insanın adil olması tüm dünyayı ilgilendirecek bir gerçekliktir. Biraz önce de söylediğim gibi bu tip eylemleri yapanlara karşı düşüncem çok açıktır. Düşüncem onların kesinlikle ölüm cezasına çarptırılmaları yönündedir. Ancak öldürülmeden önce de yaptığı bu eylemin rezilliğini yaşaması için makatına kazık sokulmalıdır. Kazık makatındayken de idam edilmelidirler.

Bazı dindar arkadaşlar dinen böyle bir ceza olmadığını söyleyerek beni eleştirebilirler. Ancak bir namussuz ufacık bir çocuğa bu eylemi yaptıktan sonra kendini savunmak için mahkemede söyleyecek söz bulabiliyorsa, ben de YÜCE ALLAH’ın mahkemesinde yani MAHKEME-İ KÜBRA’da kendimi savunmak için mutlaka söyleyebilecek bir kaç söz bulabilirim.

Kendilerini ağır hümanist olarak tanımlayan bazı insanlar da, benim gönlümden geçen cezayı çok vahşi buluyorlarsa onlara da söyleyeceğim; ‘’Sizlerle aynı düşünceye sahip olmak zorunda değilim.’’ olacaktır. Hümanist psikolojiyi Abraham Maslow’dan okudum. Hümanist öğretiyi de Rotterdamlı Erasmus’dan bugüne kadar inceledim. Maalesef ki bu tip olaylar karşısında okumuş olduğum hümanizm bende hiç etkili olamadı. (Makatlarında kazıkla bu kişilerin asılmaları suretiyle öldürülmeleri gerektiğine olan inancımı değiştiremedi.)

Yukarıdaki satırlarda da söylediğim gibi adil olmak çok önemlidir. Ensar Vakfı’nda gönüllü olarak, 5 ay kadar öğretmenlik yapmış bir sapığın yaptığı tüm eylemlerini, (Müslümanlığa zarar vermek adına.) Ensar Vakfı’nın üzerine yüklemek büyük bir adaletsizlik olacaktır. (Bu sapık öğretmen diğer tecavüzlerini ise devletin okullarında görev yaparken yapmıştır.)

Şunu unutmamalıyız, Ensar Vakfı gibi kendilerini hayır işlerine adamış vakıflar olmasaydı (Bu vakıfların kendilerini dindar veya laik olarak tanımlamaları hiç önemli değil.) ilgilendikleri bir çok yetim, fakir çocuk sokaklarda yaşarken kötü niyetli insanlar tarafından çok büyük iğrençliklere maruz kalabilirlerdi. Bu sebeple, kendini hayra adamış bu tip vakıfların tamamına karşı koruyucu ve kollayıcı olmamız bizim en önemli görevlerimizden biri olmalıdır.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
skybricklaying@gmail.com Gönderi no: 172749  /
[email protected]
Sedat Abi (reis)ALLAH razı olsun....!dediğin herşeye canı gönülden katılıyorum.kim ne derse desin biz seni ve gönlünü iyi biliyoruz.(Avustralya'dan çok selam ederim)
Nebi kosk Gönderi no: 172679  /
Nebi kosk
Agzina saglik reisim hak ediyolar olumu adiler
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız