Duyurular

ALLAH Elbet Bir Gün Nurunu Tamamlayacaktır.

Kıymetli dostlarım;

Yaşadığımız hayatı sorgular gözle baktığımız anlarda, aşağıda yazacağım şeyler birçok sefer bana olduğu gibi mutlaka size de olmuştur. Yaşadığımız hayal kırıklıkları veya insanların umursamazlıkları yüzünden ben buraya ait değilim ya da ben bunlar gibi asla değilim, dediğiniz mutlaka sizlerinde olmuştur.

Bizi bu şekilde düşünceye iten insanlar ise baktığınızda gayet pişkin bir şekilde yaşam mücadelelerine devam ederler (Gerçi onlarınkine de mücadele denirse.). Bu ruh psikolojisine büründüğüm anlardan bir tanesini sizinle paylaşmak isterim.

YÜCE ALLAH kafirler istemeselerde “ALLAH elbet bir gün nurunu tamamlayacaktır.” diyor. Bizim inancımıza göre YÜCE ALLAH’ın sözü eksiklerden ve yalanlardan haşa münezzehtir. YÜCE ALLAH’ın sözlerinin gerçekleşeceği konusunda tabiki biz inananların asla bir şüphesi yok, olamazda. Bizim tek merakımız YÜCE ALLAH’ın sözleri yerine getirilirken, kimin ne kadar hizmet edeceği ve kimin bu şereften ne kadar pay alacağıdır.

Hem yaşadığımız bu çağda, hem de tarihte YÜCE ALLAH sözlerinin gerçekleşmesi için inananlara görev verdiği kadar bazen de müşrikleri ve hristiyanları da bu şerefe layık gördüğü olmuştur.

Peygamber efendimize kutsal dinimizin açık tebliğ izni Cebrail Aleyhisselam tarafından getirildikten sonra meydana gelen gelişmeler, Mekke’deki büyük aileleri çok kızdırdığı için en büyük 40 aile Müslümanları desteklediklerinden dolayı Beni Muttalipoğulları ve Beni Haşimoğulları’na karşı uygulanmak üzere boykot kararı aldılar. (İki sene süren bu acımasız boykotta Müslümanların yaşadığı sıkıntılar İslam tarihinde detaylıca anlatılır.).

Boykota katılan ailelerin temsilcilerinden biri olan “Kureyşli Hişam” isminde ki bir müşrik, ortalıktan el ayak çekilince yani gece saatleri develerine yiyecek, giyecek ve içecek yükleyerek, Müslüman mahallelerinin önüne kadar getirip, develerinin arkalarına vurup mahallelerinin içine yollarmış. Belki aklınıza eşyalarını karaborsa olarak sattığı gelmiştir. İşin en enterasan yanıda bu ya hiçbir lira almadan iki sene boyunca Kureyşli Hişam aynı şeyi yapmıştır. YÜCE ALLAH kendisine bu şerefi bahşetmiştir. Seneler sonra neden böyle yaptığı sorulduğunda ise sadece kalbime böyle bir hissiyat geldi.Halen daha neden yaptığımı bende bilmiyorum demiştir.

Kıymetli Dostlarım, aradan 1400 sene geçtikten sonra hristiyanlık dinine ait olan aktivistler, Siyonist İsrail kepçelerinin, dozerlerinin altında Filistin’de yeni yerleşim yerleri açmasınlar diye can veriyorlar. Bunları televizyonlardan öğreniyoruz.

Oysaki aynı tarihlerde kendini İ’lay-ı Kelimetullah davası için şehit etmiş olan binlerce gencin mirası üzerine kurmuş olan MHP’nin üst yönetimindeki Şefkat Çetin ve arkadaşları Filistin davası için bizim Ortadoğu bataklığında ne işimiz var diyerek, neredeyse bir tek Siyonist İsraili alkışlamadıkları kalmıştı.

Kendini dini cemaat olarak tanımlayan başka bir yapı ise 17 yaşında ki Furkan’ın ve diğer vatandaşlarımızın “İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı”nın gemisinde İsrail askerleri tarafından şehit edilmesinden etkilenmemiş. Yaptıkları bu katliam da İsraili haklı görmüşlerdir. Yaptıkları bu tip açıklamalardan sonra da toplumumuz bu kişileri artık bir dini cemaat olarak değil de paralel yapı unsurları olarak anmaya başlamıştır.

1400 sene önce yaşayan Kureyşli Hişam ile bugün dozerin önünde hayatını kaybeden hristiyan aktivistlerin hepsi yüce gönüllü insanlardır, hepsi şerefli insanlardır. Çünkü onlar YÜCE ALLAH’ın sözünün gerçekleşmesinde iyi yönde rol almış kimselerdir.

Tarih, her dönemin Ebu Cehilleri’ni, Bolu Beyleri’ni yani o döneminin zalimlerini mutlaka hazırlar. Yaşadığı dönemin zalimi olmak için her zaman eline kılıç alıp, insanlara zulmetmek gerekmez. Zalimlere alkış yapanlarda o zalimler gibi tarihteki yerlerini mutlaka alacaklardır.

Bence bütün herkes zaman geçmeden tekrardan başlarını iki elinin arasına alıp, düşünmeye başlamalılar. İsrail siyonizminin şakşakçılığını terk etmeyen partiler,cemaatler dernekler, adları her ne olursa olsun, tarihte bu dönemin zalimleri olarak mutlaka yerlerini alacaklardır.

TÜRK-İSLAM davasına gönül vermiş bütün herkes, geçmişte az veya çok hatası olduğunu bir kenara bırakıp, YÜCE ALLAH’ın sözünün ve adaletinin tüm dünyaya hakim olması için acaba ben ne yapabilirim? Diye göreve talip olmalıdır (zaman bu zamandır.).

Yazımın ilk başında söylediğim gibi bizim duyduğumuzda yaşam sevincimizin gitmesine sebep olan bu iğrençlikleri maalesef ki bazıları hileli kelimelerle süsleyerek birde çevresindeki genç insanlara anlatıp, onların da beyinlerini yıkıyorlar.

Tüm dış güçler ülkemizi cehenneme çevirmek isterken, onların çıkarmak istediği ateşe benzin dökmek, bu ülkeye, bu davaya, ihanetten başka birşey değildir ve bu millet ihaneti asla affetmez ve bu milletin tecrübeleri ile kazandığı en büyük özelliği; hainleri ve gafilleri gözünden bir bakışı ile tanıyabilmesi olmuştur!

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER
Ziyaretçi Defteri
burakerkuloglu@gmail.com Gönderi no: 163636  /
burakerkuloglu@gmail.com
Sevgili Reis bir konuda görüşünü gerçekten merak ediyorum , bu çelişkiden bi türlü çıkamıyorum umarım haberiniz ve vaktiniz olur bu konuya yorum yapabilmek için . Malum paralel yapı olarak adlandırılan Gülen cemaati bi yandan Türkiye yi bölmeğe veya ne yapmaya çalışıyorsa öbür yandan nasıl oluyorda yaklaşık 40 yılı bulan hizmet sürecinde bizimde bizzat şahit olduğumuz tüm dünyaya ulaşan okulları ile Yüce Allah ın ismi ile dinimizi ve dilimizi yaymaya çalışıyor . Bu uğurda bizzat tanıştığımız insanların bugüne kadar nasıl oluyorda bi hatasını bi yanlış kelimesi ve tavrını göremiyoruz . Tabiki tüm dünyayı dolaşıp her birini tanıma fırsatımız olmadı ama Türkiye ye gelen ve Türkçe konuşan dünya gençleri samimiyetin ve özverinin bi parçası değil mi ? İstanbul daki bi 200 küsür sene önce kurulan bir fransız okulu mezunu olarak halen okul arladaşlarımın ne kadar fransız ekolü etkisinde kaldıklarını gözlemleyerek en azından bu hizmetin ülkemiz adına geleceğe dönük ne kadarönemli bi hizmet olduğunu düşünürken acaba siyonistlerin gerçekten bu dev gibi büyüyen harketi engellemeye çalışıp yüce Allah ın isminin , onun son dini İslam ın ve eski duruşu göstermeye başlayan Türk milletinin mi önünü kesmeye çaliştıkarını kendime sormadan duramıyorum. Sizin samimiyetinize ve görüşünüze güveniyoruz ve yorumlarınızı merak ediyoruz , saygılar ..
sibel KIR Gönderi no: 163615  /
sibel KIR
Degerli büyüğüm saygıdeğer sedat abi çok kıymetli vaktiniz almak istemem beni ve durumumu maruz görüp affınıza sığınarak önce rabbimin sayesinde daha sonrada sizin vesilenizle yaşadığım sıkıntılardan kurtulmak istiyorum abi ben evli bir çocuk annesiyim eşim eşşiz maddi olarak çok sıkıntıdayız şükür huzurumuz sağlımız yerinde ama evimizin 4 aylık kırasına dahi ödeyemedim allah peygamber aşkına bana yardım edin yirmibinlira borç ver bana abi eşime bi kahvehane açım çalışıp ödeelim sana borcumuz ben seni büyüğüm bildim sııntımı anlattım eger yardım edersen allah binkere razı olsun olurda edemezsen gene allah senden binkere razı olsun gönül koymam küsmem abi sana saygı eder ellerinden öperim sibelxxxxxxxxxx
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız