Duyurular

SEDAT PEKER'in Nil Atila'ya verdiği röportaj

1) Çocukluğunuz nasıl geçti? Şiddet gördünüz mü?

Dramatize edilecek kadar bir şiddet görmedim. Ancak tipik bir TÜRK ailesinde sabırları zorladığınızda ebeveynlerinizden görülen şiddetten bizimde nasibimize düşen maalesef ki olmuştur. ( Ancak ben çocuklarıma asla bunu yapmadım.)

2) Ana mesleğiniz nedir? Gelir kaynağınız ve neden bu işi tercih ettiğinizi anlatabilir misiniz?

Kahve üretimi ve sanat galerisi işleri ile şu an olarak ticareten ortağım. Bir teknoloji firmasını da şu an için inceliyor ve destekliyorum. Önümüzde ki günlerde de bu firmaya ortaklığım söz konusu olacak. Kahve üretimini keyifli olduğu için tercih etmiştim. Sanat galerisi işi ise ruhumun mutlu olmasını sağlıyor. Teknoloji firmasına gelirsekte hayallerimi gerçekleştirmeyi sağlayacak maddiyatın kapılarını açacağı için ilgimi çekmekte olduğunu söyleyebilirim.

3) Neden siyasetçi olmak istemediniz?

İnsanların farklı farklı yaratıldıklarına inanıyorum. Benim ruhum uçlarda yaşamayı seven bir ruh. Siyasete girersem hayallerimin ehlileştirileceğine inanıyorum. Bu yüzdende siyasetin dışında kalmayı tercih ediyorum.

4) Siz mafya olmadığınızı defalarca anlatmaya çalıştınız.”'Mafya” sizce nedir, ne yapar?

Mafya, İtalya’nın Sicilya bölgesinde halkın yaşamış olduğu sıkıntılara karşı (devlet yöneticileri ve onların desteklediği gruplara karşı) halkın kendi içinde oluşturduğu gizli bir yapılanma olarak başlamış, daha sonrasında ise hepimizin bildiği gibi çeşitli ülkelerde farklılaşarak para kazanmak üzerine kurulmuş, değer yargıları olmayan bir yapılanmaya dönüşmüştür. (Kadın, uyuşturucu, silah satıcılığı gibi)

Benim hayatımda şiddete matuf eylemlerim olduğu doğrudur ancak bana parayla kimse bir şey yaptıramaz. Benim değer yargılarım var. Şahsıma, sevdiklerime, inandığım kutsal değerlere birileri zarar verirse bunun bedelini öderler. Bu açık ve nettir. Bir insan bunu bile bile lades diyorsa karşılaşacağı muameleden sonra SEDAT PEKER bana bunu yaptı, şunu yaptı demeye hakkı yoktur. (Kanunların bana verdiği meşru müdafaa hakkını sonuna kadar kullanırım.)

5) İçinizdeki alevli adalet duygusunu ilk ne zaman fark ettiniz?

5-6 yaşlarında bir akrabamızın çocuğuyla oyun oynarken, babasının konuya dahil olup, benim söylediğim söz üzerine haksız yere bana tokat atmasıyla başladı diyebilirim. Gerçi tam 17 sene sonra akıl almaz taktiklerle intikamımı almıştım. Ama geçen süre boyunca içim hep acımıştı. Ben bir çocuğun hiçbir suretle kalbinin kırılmaması gerektiğine inanıyorum. Bizim inandığımız kutsal dinin peygamberi bir Hadis-i Şerif’inde; “Çocukları sevindiren, beni sevindirmiş gibi olur.” diyor. Koskoca Peygamber’in bile böyle lütufkar davrandığı çocuklara eziyet etmek, çok uzun yıllar sonra olsa bile bence bedeli ödenmesi gereken bir şeydir (Bu, bugüne kadar hiç bir yerde anlatmadığım hayatımdan bir kesittir.).

6) Elinizdeki tesbih, vermek istediğiniz imaj için mi ? Giyiminiz kendi zevkiniz mi?

Kıyafet zevkim kesinlikle kendime ait. Bazen bu konuda bir imaj danışmanı tutmam konusunda tavsiyede bulunan arkadaşlarım oluyor. Ancak ben, nevi şahsına münhasır bir adamım. Bu yüzden kendi zevkime göre giyinmem daha iyi.

Geldiğim kültürde tesbih vardı. Bunu tamamen bırakırsam kendimi bir yerlere gelmek için bir şeylerini feda eden insan gibi göreceğimi düşüyorum. Bu konularda biraz takıntılıyım maalesef. O yüzden tespihimizle beraber yola devam ediyoruz. Ancak zaman geçtikçe tesbihimizin şekli ve tarzını değiştirmeyi ihmal etmiyoruz.

7) Neden korumalarla geziyorsunuz?

Biz büyük bir aileyiz. Yanımda gezen arkadaşlar benim kardeşlerim ancak dışarıdan gören art niyetli arkadaşlar, onları görüp çekiniyorsa bu da bence iyi bir şey. Yanımda gezen arkadaşlarla diyaloğumuz dışardan bakan gözlerin anlayamayacağı kadar kardeşhane ve keyiflidir.

8) Türk gazetecileri, televizyoncuları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Bazı meslekler kendileri istemeseler de yaşadıkları toplumlarda rehberlik görevi yani lokomotiflik görevi yaparlar. Maalesef ki Türk basını, Türk toplumuna karşı rehberlik görevini hakkıyla yerine getirememiştir (Tabiki bazı müstesna değerli insanlar hariç).

9) Mevcut gidişata göre düşünürsek, 50 yıl içinde Türkiye'yi nerede görüyorsunuz?

Ben YÜCE ALLAH’ın son yıllarda en kaliteli insan tohumlarının birçoğunu bizim coğrafyamıza serptiğini düşünüyorum. Eğer ki tüm jenerasyonlar kendinden sonra gelen jenerasyonların önünü açar ve desteklerse tüm dünyaya yön verebilecek güce ulaşabiliriz. Şaka yapmıyorum, diğer Türk devletlerinin ve İslam devletlerinin dış politikadaki sağlayacakları müsbet etkileriyle (Tabi ki şu andan başlayarak, kuracağımız akıllı diyaloglar sayesinde).

10) Çocuklarınız hangi mesleği seçsin istersiniz?

Mutlu olacakları meslekleri.

11) Cezaevinde hayatınız nasıldı? Karşılaştığınız ilginç bir olayı anlatabilir misiniz?

Ergenekon davasında yargılanırken, sanıklarla mahkeme heyeti veya jandarmalar arasında maalesef ki bazen sorunlar yaşanıyordu. Yine bir gün bu sorunların birinde ben insanları yatıştırırken (Tabiki yatıştırdığım insanlar o güne kadar rektörlük yapmış orgenerallik yapmış gazetecilik yapmış insanlar) avukat arkadaşlardan bir tanesi bana; “normalinde SEDAT PEKER’in olay çıkarması, herkesin SEDAT PEKER’i sakinleştirmesi gerekirken, SEDAT PEKER’in herkesi sakin olmaya davet etmesi… SEDAT Bey, galiba bu ülke gerçekten tersine dönüyor” demişti.

12) İçerde bu kadar uzun süre kalmasaydınız dışarıda neler yapardınız?

Zannederim ki güzel şeyler yapardım hem de çok güzel şeyler. Sorunuzu cevaplamak istersem gerçekten bunu yazmaya ne benim vaktim yeter ne de okumaya sizin vaktiniz.

13) Bir röportajınızda “Miskin ve ruhsuz bir yaşamdansa mücadeleci yaşamı seçtim.'' demiştiniz. Dünyaya tekrar gelseniz neleri yapmazdınız?

Ben insanların farklı ruh dünyaları ile yaratıldıklarına inanan bir kişiyim. Kimileri teslimiyet tarzı bir ruh dünyasına sahip olurken, kimileri ise her ne pahasına olursa olsun, savaşmayı tercih ederler. Zannederim ki ben ikinci şıkka ait olan karakter gurubuna sahibim. Benden sonra yaşayacak insanların, şahsımla ilgili bahsederlerken ama şu sebeple ama bu sebeple ödün vermişti, teslim olmuştu, alttan almıştı kısacası nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilmişti demelerini asla istemem.

14) Hakan Türk ile tanışmanızı nasıl oldu? Sizin adınızla yazdığı kitap hakkında ne düşünüyorsunuz, sizi ne kadar yansıtabilmiş?

Hakan Türk Bey, geçmişte benim adımı bir kitap yazmıştı.Bende cezaevinden kendisine bir haber yollamıştım. Polis raporlarını alıp, yazarak, kitap mı olur? demiştim. Kendisi ben tahliye olduktan sonra gelerek, sizinle ilgili yeni bir kitap yazmak istiyorum dedi. Bahsi geçen kitap böyle oluştu. Kitap, benimle anılarını paylaşan insanların anlatabildiği kadar yansıtılabilmiş. Taktir ederseniz ki benim hayatım ve çalışmalarım o kitaba anılarını anlatan arkadaşlarla sınırlı değil.

15) TÜRK- İSLAM davasının önemi nedir?

TÜRK -İSLAM davasının önemi inananlar için Nizam-ı Alem Ülküsü İla-y’ı Kelimetullah davasıdır. Yani bütün Cihan-ı Alem’e YÜCE ALLAH’ın adının ve adaletinin TÜRK milletinin rehberliğinde hakim kılınması davasıdır.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK





SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
Sait Akar Gönderi no: 174643  /
Sait Akar
Kıymetli Sedat Abicim Ben Londra'da yaşayan bir gurbetçiyim,biraz merak birada şansımın yaver gitmesi sonucu Brezilya bölgesinin en iyi kahvelerinden birisinin buldum ve ithalatını yapmak çabası içerisindeyim sizinde bu konuda Türkiye'de bir yatırımınız olduğunu öğrendim.Eğer bana size kahvemi tanıtmam için bir fırsat verirseniz çok memnun olurum.Türkiye ve orta doğuda çok kapsamlı bir araştırma yaptım ve benim ürünümün sizin firmanıza layık bir değerde olduğunada eminim. Saygılarımla Sait Akar
nurettin_parlak_53@hotmail.com Gönderi no: 162834  /
[email protected]
yüce allah nasip eder inşallah sizinle tanışmayı reisim...
ferhat karaaslan Gönderi no: 162833  /
ferhat karaaslan
selam reis seninle tanışmak mümkünmü ulabilecehim bir numara bir adres varmı
haşim bayin Gönderi no: 162819  /
haşim bayin
Abi sana ulasmak ne kadar zor.Cocuklarinin basi icin Allah icin ara abi.506 210 42 09
ramazan satıcı Gönderi no: 162808  /
ramazan satıcı
Değerli REİSİM Yüce ALLAH seni evvela çoluk çocuğunun sonra biz kardeşlerinin sonra tüm TÜRK - İSLAM davasında eksik etmesin Yüce ALLAH sana güç kuvvet versin her şeyden önce sağlık versin başımızdan eksik etmesin inşallah Değerli REİSİM. ''BİR UMUTTUR YAŞAMAK''
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız