Duyurular

Havaalanında gözaltına alınmıştım

Kıymetli dostlarım,

Cumanızı kutluyor, bu mübarek günün var olan onur ve şerefinizi çoğaltarak, devam ettirmesini YÜCE ALLAH’tan diliyorum.

1998 yılında Romanya’dan Türkiye’ye geldiğim zaman havaalanında organize şube polis memurlarıca gözaltına alınmıştım. Şahsıma çeşitli suçlamalarda bulunmuşlardı. Bunların en önemlilerinden biri savaş uçaklarının bilgisayar programını yapan şirketin, TÜRK hissedarında kalmasını sağlayarak, Amerikalı ortaktan bu hisselerin tehditle alınması yönündeydi.

Sorgu esnasında bunun çok önemli bir konu olduğunu söylemiştim. Savaş uçaklarının bilgisayar programlarının Amerikalılar veya yabancı menşeili şirketler yaparsa savaş uçaklarının uçan tenekeden başka bir işe yaramayacağını belirtmiştim(Çünkü savaş uçakları hedeflerine füzeleri bu programlar sayesinde yolluyorlar.). Polislerle yaşadığımız bu tip diyalogların bir bölümü yazılı ifademe de yansımıştı. Bunun milli bir konu olduğunu o ifademde de anlatıyordum. Amerikalı firmanın şirketteki büyük hisseyi alması sayesinde gelecekte ülkemiz için tehlikeli olacağını özellikle belirtiyordum.

Galiba ben o öngörümde de haklı çıktım. Öyle ya savaş pilotu yetiştiren, öğretmen pilot konumunda ki insanların sürdüğü savaş uçaklarımız tespit edilemeyen sebeplerle peş peşe düşüyor, vatan evlatlarımız şehit oluyorlar.

Bu suçlamayı o tarihte bana yönelten il emniyet müdür muavini Ahmet Pek, geçtiğimiz günlerde paralel yapının adamı olduğu için şu anda yaptığı valilik görevinden açığa alındı. Yine bu tahkikatlarda imzası olan Serdar Akça, Ergenekon soruşturması boyunca soruşturmanın en hızlı amirlerinden biriydi. Aslında çok dikkatli gözlerle bakıldığında birilerinin o tarihlerde ülkemizle ilgi bir şeyler kurgulamaya başladığı apaçık ortaya çıkmaktadır.

Bana hiç kimse şunu açıklayamaz; savaş uçaklarının bilgisayar programlarını yapan şirketin, Türklerin eline geçmesini sağlamak acaba nasıl bir suç oluşturuyor. Kaldı ki Amerikalı şirket hissedarları şikayetçi de değildi. Şükürler olsun ki bizim o zaman durduğumuz yerde ortada, bugün durduğumuz yerde ortada. Ancak görünen o ki bugün paralel yapı olarak suçlanan insanların bugün olduğu gibi o zamanda durdukları yerde ülkemiz için çok tehlikeli. Onların sayesinde savaş uçaklarımız Amerika ve İsrail’in istemediği hedeflere saldırdığında sadece uçan teneke yığınından başka hiç bir işlev göremezler.

Ancak geçenlerde basında gördüğüm üzere Milli Savunma Bakanı, savaş uçaklarının programlarının millileştirilmesi yönünde çalışmalar başlatmış (Yani benim 17 sene önce yapmak istediğim şeyi yapıyorlar.). Şükürler olsun ki geçte olsa bunlar yapılıyor.

Kıymetli dostlarım, dünkü paylaşımımda (5 Mart Perşembe) çözüm süreci ile ilgili düşüncelerimi paylaşmıştım. Bugünde aynı konuya biraz daha farklı düşüncelerimle paylaşımımın bu bölümünde müsaadenizle devam etmek istiyorum.

Bazı coğrafyalarda ayakta ve hayatta kalabilmenin yolu maalesef ki dünyanın diğer coğrafyalarına göre çok daha zordur. Bu duruma bir taraftan bakarsak şanssızlık, diğer taraftan baktığımızda ise bir şans olduğunu görürüz.

Bizim yaşadığımız coğrafya yani Ortadoğu, satırlarımın başında da bahsettiğim gibi yaşanması ve ayakta kalınması zor olan coğrafyaların en başında gelir.

Bu yüzden bizler millet olarak, görevlilerimizde devlet olarak ara sırada olsa rutinin dışına çıkarak tüm dünyanın kafasını karıştırmayı başarmalıyız.

Mesela tüm dünya bizi bir savaşa sokmak istediğinde bir an da barış meleği gibi olup, tüm devletlere sevgi hikayeleri anlatmalıyız.

Diğer taraftan rakibimiz olan art niyetli devletler bizi uysallaştırmaya çalıştıkları an da ise kısa anlıkta olsa agresif tavırlar içine girip, gücümüzü ve gazabımızı ruhlarında hissettirmeliyiz. Kafa karışıklığı sağlamak bir plan dairesinde yapılırsa her zaman oyun kurucu olmak isteyenlerin elini güçlendirir. Alacağınız kararlar öngörülemez olacağı için düşmanlarınızın veya rakiplerinizin bir plan üzerine yoğunlaşarak, hedefe gidecek en iyi stratejiyi belirleyemezler.

Sicilya asıllı bir Amerikan atasözü şöyle der; “Eğer bir konuşma yapıyorsan, yaptığın bu konuşmanında bütün insanlar tarafından dinlenmesini istiyorsan konuşmanın sonuna mutlaka şu üç şeyi koy; SEVGİ, PARA, SİLAH.”

Seni seven insanlar sevgilerinden dolayı konuşmanı zaten keyifli ve huzurlu bir şekilde sonuna kadar dinleyeceklerdir.

Seni sevmeyen insanlar ise konuşmanın sonundaki para mükafatını kazanmak için konuşmanı sonuna kadar sabırla dinleyeceklerdir.

Hem seni sevmeyen hem de paraya ihtiyacı olmayan düşmanların ise silahtan korktukları için konuşmanın sonuna kadar seni mutlaka dinleyeceklerdir. İşte bu şartlarda tüm dünyaya kendini dinlettirebilmiş olursun(SEVGİ, PARA, SİLAH).

Dikkat ederseniz Amerika’nın uyguladığı tüm politikalar bu Sicilya asıllı Amerikan atasözünü doğrular niteliktedir. ABD, Birleşmiş Milletler’de bir karar çıkartmak istediği zaman yakın müttefikleri geçmişe dayalı dostluklarından dolayı Amerika’yı destekliyorlar(Yani konuşmasını sonuna kadar dinliyorlar.).

Para yardımı yaptığı ülkelerde menfaatleri icabı mecburen Amerika’yı dinliyor. Geri kalan, Ülkelerde birçok akşam haberlerde gördüğümüz Amerika yeni bir silah ürettiği görüntüleriyle tüm dünyaya teşhir ettiği silahlarından korktuğu için mecburen dinliyorlar.

Kıymetli dostlarım, milletimiz için hayati konumda olan çözüm süreciyle ilgili karar verme zamanı dünkü yazımda söylediğim gibi bence gelmiştir. Bir tarafta duygularımızın kutsallığı, diğer tarafta aklımızın rehberliği. Bir neticeye varmalıyız. Mehter ekibi gibi iki ileri, bir geri giderek, bir neticeye ulaşmamız mümkün değildir..

Bazen vatanseverliğimizden dolayı öyle karar almak zorunda kalabiliriz ki sinirden kendi etlerimizi ısırarak, yemek isteriz. Hatta kendi kendimizi öldürmek bile isteriz. Ancak o acı kararı almak, o acı şerbeti içmek mecburiyetindeyizdir.

Ya konuşmaları tüm dünya tarafından saygıyla dinlenen bir millet olacağız ya da İran Acemlerinin, İsrail Siyonistlerinin, sömürücü emperyalist ülkelerin ayakkabımızın içine koydukları çakıl taşını çıkarmadığımız için hedeflediğimiz menzile doğru maalesef ki yol alamayacağız.

TÜRK-İSLAM davasına, insanlık davasına inanmış herkes sorumluluk altındadır. Sorumlu davranmak zorundayız. PKK’yı icat edenlerle uğraşmak varken, PKK ile uğraşmamızın bizi bir neticeye götürmeyeceği apaçık ortadadır.

Sinirden kendi etlerimizi yesekte, kendi kendimizi öldürmek istesekte çözüm sürecine destek olmak zorundayız.

Dünya coğrafyasında ki TÜRK ve İSLAM devletleriyle kurulacak birliktelikler bize tüm dünyaya yön vermenin anahtarını sunacaktır.

Tüm enerjimizi bu saçmalıklara harcadığımız için koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak çakar almaz Kırıkkale tabancasından başka hiç bir şey üretemeyen, sadece kendi söyleyen, kendi dinleyen, tüm dünyaya borçlu bir ülke haline gelmiştik. Koalisyon hükümetleriyle yaşadığımız rezillikler ise halen daha hafızalarımızdadır.

Geçmişteki bilgelerin şu öğretisini asla unutmamalıyız; “Gençler her zaman uyanık olmalıdır.Çünkü bazı fırsatlar kapıyı çok hafif tıklatır. Bu tıkırtıları duymak için her zaman dikkatli ve tetikte olmak insana umulmadık kapılar açabilir. Bu uyanıklık kişisel bir seçimdir. Bir duruştur. Bunun şansla da hiçbir ilgisi yoktur.”

Benim öngörülerime göre diğer TÜRK devletleri ve MÜSLÜMAN devletlerle kurulacak yeni birliktelikler yapılacak, yeni anlaşmalar milletimizi tekrardan etken güç olarak dünya sahnesine çıkaracaktır. Bilgelerin geçmişte söylediği fırsatların tıkırtısını herkesten çok daha iyi hissetmeliyiz. Şehit ailelerinin hassasiyeti gözetilerek, oluşturulacak çözümler bu fırsat tıkırtılarının en iyilerinden bir tanesi olacaktır.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
Medet KADIOĞLU Gönderi no: 162119  /
Medet KADIOĞLU
Ömrün uzun bahtın açık yolun aydınlık olsun.Düşmanların uzağında dostların hep yanıbaşında olsun.Yıllar geçerken sen daha da çoğalacaksın ve bir gün herkes Sedat PEKER olacak. Vatan uğruna can verenlerindir Vatan uğruna kan dökenlerindir Vatan paris roma londra aşıklarının asla olmayacaktır. Bu meleketi yiyen değil Ne mutlu türküm diyen mutlu olacaktır. Sevgilerimle allaha emanet ol
YILDIRAY KASARCI Gönderi no: 161183  /
YILDIRAY KASARCI
Selamun Aleyküm Yiğit Adam sizden tek bir isteğim var ömrüm boyunca yanımda taşıyacağım ve oğluma bırakacağım o meşhur tesbih koleksiyonu nuzdan bir tane gönderirmisiniz bilirimki sizin için değerli dostlarınıza hediye ediyosunuz...ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN saygı ve sevgi ile
Ümit BAŞAR Gönderi no: 160950  /
Ümit BAŞAR
Kelamın en güzeli olan ALLAH'ın kelamıyla ;Esselamünaleyküm Benim güzel abim seninde Cuman müberek olsun.Söz konusu paylaşında belirtiğin gibi Turan Ülküsü çok yakındır.Bunun tabiri caiz se kaçarı kuçarı yok.Bu mübarek Ülkü ilk önce insanın kalbinde olması gerek yani inanması gerek.İnanmak başarının yarısıdır.
tlgylmz333@hotmail.com Gönderi no: 160939  /
[email protected]
Reis Allah başımızdan seni eksik etmesin , yazilarinla milleti bilgilendiriyorsun , Allah yardimcin olsun
mehmet usta Gönderi no: 160938  /
mehmet usta
Rabbim cuma anizi mübarek kilsın reis im ..BİR UMUTTUR YAŞAMAK
ertugrulkaradag1453@hotmail.com Gönderi no: 160936  /
[email protected]
Allah'a , Kur-an'a , Vatana , Bayrağa Ve Silaha yemin olsun. Şehitlerim , Gazilerim Ve Başbuğum emin olsun, ülkücü Türk Gençliği olarak , Komunizme , Kapitalizme , Faşizme, Siyonizme ve her türlü emperyalizme karşı, Mücadelemiz son nefer , son nefes , son damla kana kadardır. Mücadelemiz milliyetçi Türkiye'ye turana kadardır. ülkücü Türk Gençliği olarak , Yılmayacağız , Yıkılmayacağız , Başaracağız , Başaracağız , Başaracağız . Allah Türk'ü Korusun ve Yüceltsin.
ELNUR Gönderi no: 160933  /
ELNUR
Selamun Aleykum .Soylediklerine kesinlikle katiliyorum ve RAHMETLI BASBUG ALPARSLAN TURKESIN bir soylemini hatirlatmak isterim rahmetli derdi ki evimiz sivri sinek kayniyor onlardan kurtulmak icin devamli onlari olduruyoruz ama evin dishinda batakliklar var ve batakliklar devamli sivri sinek uretiyor biz evin icindekileri olduruyoruz bitiriyoruz ama batakliklardan ureyen sinekler suruyle yene evimize doluyorlar ve biz devamli mucadele ediyoruz ve biz batakliklari kurutmadiqimiz icin mucadelemiz sonuc vermiyor.. Biz artik bu sorunu bir an once cozup yalniz TURKIYEDE degil de dunyanin her yerinde bashda israil massonlar olmak uzere butun batakliklari kurutub TURANI kurmaliyiz yalniz o zaman basda HALIL ESENDAG olmakla butun SEHITLERIMIZIN RUHU SAD OLAR
samet çiftçi Gönderi no: 160931  /
samet çiftçi
Reisim SelamunAleykum; hayatım da ilk defa bir insana içtenlikle Reis diyorum ve bundan utanmıyorum çünkü Liderliğin ve bukdr sevilmenin kaba kuvvetle iticilik ile olacağına inanmıyorum.. Siz hep yanlış tanıtıldınız ve ben takip ediyorum ki karşımız da bir dava insanı var Allah razı olsun sizden ve davanız da yardımcınız olsun hepimizin yardımcısı olsun... Size yapılan zulümlerin farkındayız; öyle bir paralel yapı ki bu; menfaatine ters düşeni adalet kavramını gözetmeksizin harcayabilen bir yapı.. Dokunan yanar misali ama atalarımızın gün ola devran döne... sözünün güzelliğini bir kez daha görmüş bulunuyoruz ülkece... Çözüm sürecine gelince Reisim düşüncem şudur ki; rahmetli Turgut Özal bu konuyu açtığın da; ben pkk ile iş birliği yapmıyorum ben kürt halkına insani haklarını temsil ediyorum ki; pkk nın zemin yapma imkan larını ve yollarını tıkıyorumm.. nekdr da ileri bir görüş bu ve bu gün sizi bura da görmek ne kdr mutluluk verici.. b.ir mücadele sadece askeri olmaz, siyasi tarafı da vardır; pkk nın kürt halkını kandırma sebebleri nelerd? bu devlet senin dilini, müziğini 90 yılınkdr yasaklamış, yasak demek nedemek? yani bir düğüne polis gelebilir, kütçe çalan, ve ya tv yasağı gibi, pkk sizin dediğiniz gibi devletin yaptığı siyasi hataları kullandı, ve devletin bu bhanaleri özalın da dediği gibi Pkk nın elin den alması gerekiyor ve bu gün ki mücadele budur.. Geçenler de bir sözünüz olmuştu aklın rehberliğin den uzaklaşanlar, tarih sahnesinin çölüğün de kaybolurlar diiye, çok şükür ki siz onlar dan olmayacaksınız...
hasbi KAVCI Gönderi no: 160923  /
hasbi KAVCI
hayırlı cumalar
Erdal Kara Gönderi no: 160922  /
Erdal Kara
Kıymetli Reisim Cumanız Mubarek Olsun Yüce Allah'ım Yar Ve Yardımcınız Olsun
mustafa.berk@live.com Gönderi no: 160919  /
[email protected]
Merhaba, Konuyla bağlantılı olduğu için sorma gereği duydum; Aselsan intiharları konusunda da düşüncelerinizi de paylaşabilirseniz seviniriz. Teşekkürler.
sinan pala Gönderi no: 160906  /
sinan pala
Saygı değer reisim sizin bu düşüncelerinize sonsuz saygı ve destek veriyorum.Benim düşüncemde bu yöndeydi.İnşallah sizin sayenizdede herkezin düşüncesi bu yönde olur.
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız