Duyurular

SEDAT PEKER'in yeni yazısı

Kıymetli dostlarım,

Bugünkü paylaşımımı sonuna kadar okursanız beni çok mutlu edeceğinizi özellikle bilmenizi isterim.

Birçok arkadaşımız yolladıkları e-postalarla paralel yapıyla aramızın ne zaman ve hangi sebeple bozulduğunu merak ederek, sormuşlar. Bugünkü paylaşımımda müsadenizle bu konuya değinmek isterim.

1980 öncesinde ülkücülerin eğitildiği komando kamplarının varlığından bahsedilir. Bu kamplara o ismin verilmesindeki sebeplerden biri de o dönemin efsane isimlerinden Cennetmekan Komando Mustafa Ok’un lakabının olmasıydı.

Ülkücü hareketin tarihini inceleyen herkes bu isimle mutlaka karşılaşmıştır. Kendisiyle çok dostane abi-kardeş ilişkimiz vardı. Sağolsun, hem gıyabımda cemiyetlerde yaptığı konuşmalarda hem de yüz yüze sohbet ettiğimiz anlarda beni hak ettiğimden çok daha fazla bir övgüyle anlatırdı(inşallah layık olurum.).

Geçmişinde hiçbir entrika, ihanet ve bunlar gibi hiçbir düşük hareketi olmadığı için fikirlerine çok değer verirdim. Benim cemaate karşı sevgimi bildiği için bu konuyla ilgili benimle kırılacağımı düşündüğünden konuşmak istemezdi. Ancak bir keresinde şahsımla özel olarak görüşmek istediğinde önemli bir şey olacağını hissetmiştim.

Cemaatin özellikle son yıllarda Mossad ile çok yakın ilişkiler içinde olduğunu, finans politikasından diğer tüm çalışmalara kadar yani cemaatin en ince kılcal damarlarına kadar belirleyici olduklarını söylemişti. Ancak benim hocaefendiye karşı olan saygımdan dolayı ters bir cevap verebileceğimi düşündüğünden zannederim ki hocaefendinin son yıllardaki hastalığından dolayı oluşan boşluktan faydalanarak, bu gece ulaşmışlar demişti. Tabi ki böyle bir şeyi mantıken kabul etmedim. Ancak yanında getirdiği çantadan birtakım evraklar çıkarıp, gösterdiğinde kafamın allak bullak olmasını sağladı (Bu görüşme 2002 senesinin başında oldu.).

Yakın bir zamanda Necip Hablemitoğlu tarafından “Cemaat-Mossad” işbirliği adında bir kitap yazılacağını, bu kitapta hem bana gösterdiği belgelerin hem de daha önemli belgelerin kullanılacağını söyledi(Cennetmekan Necip Hablemitoğlu bir önceki kitabında da “Cemaat-CIA” ilişkisini yazmıştı.).

Ben hocaefendinin böyle bir şeyin içinde olacağına inanmak istemesemde bana gösterdikleri belgelerin etkisi ile kafamda cemaatin bu kişilerce yönlendirildiği fikri hasıl olmuştu.

Bu görüşmenin hemen akabinde geçmiş zamanlarda kendisi ile görüştüğüm (Şu an görüşmüyoruz.) Olgun Aydın Peker, beni telefonla arayarak, yurtdışındaki cemaat okullarının müdürleri bazı yabancı misafirleri ile beraber İstanbul’a gelmişler. İçlerinde daha önce sizi tanıyan arkadaşlarda var. Ziyaretinize gelmek istiyorlar, dediğinde Olgun’a rahmetli komando Mustafa ile yaptığım görüşmeden bahsedip, kafamın çok karışık olduğunu, bu yüzden görüşmek istemediğimi söyledim. Sen onları kırmadan bir bahane bul diyerek, konuşmamı sonlandırdım.

Bu telefon konuşmasından çok kısa bir zaman geçtikten sonra durup ,dururken organize şubenin yetkilileri tarafından gözaltına alındım. Tahkikatımı Ergenekon davasında gizli tanık Poyraz’ın ifadesinin altında da imzası olan o dönem Komiser rütbesindeki İbrahim Emre ve Başkomiser rütbesindeki Serdar Akça yaptı(Bu kişilerin paralel yapının adamı olarak Ergenekon dosyasını hazırlayan ekibin, en önemli isimleri oldukları bilinmektedir.).

Bir tane adam getirmişler, (Sözde gözaltına almışlar.) adam ifadesinde diyor ki: Ben Sedat Peker’in ilkokul arkadaşıyım, o zamandan bugüne kadar yanından hiç ayrılmadım, birçok tahsilat ve adam kaçırma olayında Sedat Peker’in talimatıyla görev yaptım. Ben ısrarlı bir şekilde bu adamı tanımıyorum dememe rağmen bu şahısla ikimizi apar topar mahkemeye getirdiler. Savcı, sadece sorular sordu.Tüm anlatımlarıma rağmen konuları geçiştirerek, beni tutuklama talebiyle nöbetçi hakime yolladı.

Nöbetçi hakim bana buyrun anlatın dediğinde “Efendim tutuklanacağımız belli, prosedür gerçekleşsin diye sizin önünüze getirildim, bu yüzden bir şey anlatmama gerek yok.” dediğimde nöbetçi hakim birden bana dönüp, o nasıl bir şey? Sen ne diyorsun? Dedi. Bende cevaben, “Efendim, adam ifadesinde benim ilkokul arkadaşım olduğunu söylüyor, avukatlarım dışarıda abisi ile görüşmüşler, biz bu adamla aynı okulda bile okumamışız.” dediğimde Hakim Bey diğer sanığında içeri getirilmesini istedi. Sanığa verdikleri ilaçtan dolayı sanık kusarak, mahkeme de bayıldı. Yüce ALLAH ondan razı olsun ki o namuslu hakim, bu şahsı hastaneye götürün, dosyanında en önemsiz kağıdına kadar tamamını buraya yanıma getirin dedi.

Yüce ALLAH ondan razı olsun, o şerefli hakim gece yarısına kadar dosyayı okudu. Benim adamım olduğunu söyleyen itirafçı da gece yarısı hastaneden getirildikten sonra hakim beye verdiği ifade de sen gizli tanık olacaksın kanunen sana hiçbir şey olmayacak diyerek, ayrıca da epeyce işkence yaparak, bu ifadeyi aldıklarını hakim beye anlattı (Ayrıca hakim beye baş ağrısı ilacı istediğimde kendisine bir ilaç verdiklerini o ilacı içtikten sonra da kendisini kaybettiğini anlattı.).

Hakim Bey her ikinizde serbestsiniz diyerek, (böyle bir şey olmaz dercesine) bizi serbest bıraktı. Eve gidip bu nasıl bir oyundur? Diye düşündüğümde sabah olmuştu. Tam kıyafetlerimi değiştirmeye hazırlanırken, evin çevresi tekrardan polislerce sarılarak, gözaltına alındım. Savcı, üst mahkemeye itiraz ederek, hakkımda tutuklama kararı çıkartmış. Tutuklama kararının yüzüme okunması için adliyeye geldiğimizde prosedür gereği beni serbest bırakan nöbetçi hakimin huzuruna çıkarıldım. Hakim Bey, hiç yüzüme bakmadan tutuklama kararını okudu. Bende cevaben kendisine “Efendim, siz dün gece serbest bıraktınız, Savcı Bey itiraz etmiş, üst mahkeme tutuklama kararını vermiş. Sizin gece yarısına kadar okuyup, beni tahliye ettiğiniz dosyayı acaba üst mahkeme bir saatte nasıl okumuş ve karar vermiş? Diye sorduğumda diğer hakimlerin yaptığı kötülüğün üzüntüsünü o namuslu hakimin suratında gördüm.

Beni Tekirdağ F tipi cezaevine getirdiler. Sözde ilkokul arkadaşım olan şahsı da Edirne F tipi cezaevine yolladılar.

Adil Serdar Saçan, o dönem şube müdürüydü. Ancak daha sonraki yıllarda kendisine bu olay bir televizyon programı sırasında sorulduğunda o dosya da suç yoktu. Sedat Peker’in tahliye olacağını zaten biliyordum. İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bize bir adam yolladılar. Bu adamın ifadesi ile beraber Sedat Peker’i hemen gözaltına alıp, savcılığa çıkarın dediler. Ben, daire başkanına dedim ki diyor, bu şekilde tutuklanmaz, tutuklansa bile serbest kalır.Biraz daha çalışma yapalım dediğimde İstihbarat Daire Başkanı: Hayır kardeşim, hemen Sedat Peker’i alın, ifadelerden sonra özel yetkili savcıya getirin, demiş.

Kıymetli dostlarım, bunlar hikaye değil, dosyalar arşivlerde, Adil Serdar Saçan’ın televizyonda yaptığı konuşma kayıtlardadır.

Daha sonra Tekirdağ cezaevindeki 6,5 aylık yaşadığım zulüm evresi başladı. Tekirdağ cezaevinde yaşadığım zulmü inşallah size başlı başına bir paylaşım olarak yazacağım. Bir insana reva görülmeyecek tüm vicdansızlıkları hasta olduğum halde orada bana yaşattılar.

Dosyaya bakan Savcı Bey kendisinin oyuna getirildiğini anlamış olacak ki normalinde 1 yılda açılması gereken davayı 2-3 ay içinde açıp, mahkemeye yolladı(Yüce ALLAH ondanda razı olsun.).

Dava açılabildiği için dosyanın tamamını cezaevine getirtip, binlerce sayfadan oluşan telefon tapelerini tek tek okudum. Başıma gelen bu felaketlerin sebebini de o anda anladım. Olgun Aydın Peker ile yaptığım telefon görüşmesinden bir önceki görüşmem dosyanın içerisinde var. Bir sonraki görüşmemde dosyanın içinde mevcut. Ancak bazı sihirli eller o tarihte hiç kimsenin bilmediği “Cemaat-MOSSAD” ilişkisini içeren konuşmamı olduğu gibi dosyanın içinden almış, yani hiç bir kayıt kalmamış.

,

Bir gün hücremde televizyon seyrederken, Necip Hablemitoğlu’na suikast yapıldığını öğrendim (Cezaevine girdikten iki-üç ay kadar sonra). İlk günler dikkat çekmemek adına sessiz kaldım. Sonra komando Mustafa’ya avukatım vasıtasıyla gizlice haber yollayıp, bu konuyla ilgili bilgin var mı? Diye sorduğumda kendisinin ulaştığı bilginin “İstihbarat Daire Başkanlığı’ndaki bazı görevlilerin yardımıyla hiçbir güvenlik kamerasına takılmadan cinayetin işlendiğini, cinayeti işleyeninde Mossad’ın tetikçileri olduğunu söylemişti.” (Komando Mustafa’nın uluslarası özel bağlantılarından dolayı bana yolladığı bu bilginin doğruluğundan hiçbir zaman şüphe etmedim. Zaten sizlerinde okuduğunuzda anlayacağınız üzere, şüpheye meal bırakmayacak şekilde anlatımlarımda da bütün her şeyin ortada olduğu gerçeği apaçık görünmektedir.)

O gün bugündür, iki-üç tane sırdaşımın haricinde bu olayı hiç kimseye anlatmadım. Ancak insanların vicdanlarında bir neticeye varmaları için bu yaşananların şu anda paylaşılmasının doğru olacağına inanıyorum.

Cezaevindeyken, cennetmekan Necip Hablemitoğlu’nun suikaste uğradığı aracında “Cemaat-Mossad” ilişkisi ile ilgili yazacağı kitabının eskizi veya çalışma notları çıkmış mıdır?Diye baktığımda bu notların bulunduğuna dair basında hiçbir şey duymadım.

Kıymetli dostlarım, tam bu anlattığım olaydan sonra cemaatle ilişkilerimizin koptu ve daha sonraları birçok kez zulümlerine uğradığım olaylar silsilesi yaşanmaya başladı. İnşallah o zulümlere de ilerleyen günlerde değineceğim.

O olaydan mahkemeye çıkmamın akabinde hemen tahliye edildim. Hakimlerin yargılama esnasında ki bu nasıl bir dosya dercesine anlamsız anlamsız baktıklarını hiçbir zaman unutmayacağım.

Paralel yapıda görev yapan bu şahıslar geçmişte yaşayan bilgelerin şu öğretisinden galiba haberdar olamamışlar, “En kötü lanet, insanın iyilik ve doğruluk bahanesiyle yanlış yollardan yürüyerek Şeytani yola sapması ve hileli yollara başvurmasıdır.” Ancak paralel yapının üyelerinin unuttukları tek şey ise hile yaparak, baş olmayı isteyenlerin işleri ters gittiğinde, foyaları ortaya çıktığında kendi başlarından da vazgeçmeyi bilmeleri gerektiğidir.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
ENGİN IRMAK Gönderi no: 175749  /
ENGİN IRMAK
#REİS #SEDATPEKER e dava açan çakallar banada açın dava bende tehdit ediyorum sizi devleti işlemez hala getirirseniz kanınızı içerim.. #HEPİMİZSEDATPEKERİZ #HADDİNİZİBILIN
Ahmetyardımcı Gönderi no: 174533  /
Ahmetyardımcı
REİSİM sizin canınızı yakanlar daha nice masumunda günahına girdiler şimdi onlar nerde siz nerdesiniz Demekki zulumle Abad olunmuyormuş SEDATPEKER Bu DAVA ićin ne yaptı nasıl bedel ödedi diyenlere gelsin bu yazı.sayglar
usko22@outlook.com Gönderi no: 160704  /
Reis bunları devlet de edinmiş oldukları güçlü yetkiyi; bize dokunan yanar şeklin de kullanıyorlar.. Menfaatine ters düşeni harcıyorlar...
suskun38_1@hotmail.com Gönderi no: 160627  /
sedat reisim yazdığım mesajlarımı görüyorsunuzdur yalvarırım reisim elini ayağını öpeyim sizi görme şerefini bana çok görmeyin...
umitbasar01@hotmail.com Gönderi no: 160623  /
Kelamın engüzeli olan ALLAH'ın kelamıyla başlamak isterim.Esselamünaleyküm Evet güzel abim sen taşmedresede iken sana yazdığım mektuplarda da bahsetmiştim.Bu hayin düşünceler her cemiyette olduğu gibi benim çalıştığım kurumda da var.Sana mektup yazdığımdan dolayı iş hakkımı fesh etmeye kadar gittiler ama ALLAH'ın adaleti hüküm sürer.Bizler ALLAH'a ve kadere iman etmişiz.
Bülent Coruh Gönderi no: 160601  /
Bülent Coruh
Her seyi net ve berrak ( tarihlerle, ücüncü sahislarin da teyidiyle)sekilde anlatmaniza ragmen dahada süpheyle yaklasan veya bakan varsa bilinki onlarin adalet ve vicdan duygusu körelmistir. Birakin bu kötülüklerin bunu sevdigim saydigim birisine yapilmasi herhangi yabanci birisine yapilmis olsada ve de en önemlisi din adina , Yüce ALLAH in adina , Peygamberimizin adini agzina alarak güc ednip, kendilerine samimiyetle inanmis insanlara alay edercesine hem kendi ihtiraslari adina hemde yabanci örgütler adina, -ki Mossad islamin yok edilmesinin imkansiz oldugunu bildigi icin en azindan onlari kullanarak kendi cikarlar dogrultusunda hareket ettirip-böyle alcakca ve kallesce kisacasi pervasizca yapmis olmalari, onlara en azindan en bariz küfürleri hakettiklerini gösteriyor. Adalet olgusu su anlarda Türkiye mahkmelerinde tam daha göstermesede ALLAH in adaleti kendisini zaman ve mekan olmaksizin her yerde er veya gec gösterecektir. Sizi onca sene cocuklarinizdan uzak mi biraktilar, onlar da cocuklariyla sinanacaklardir elbet. Sizin ve ailenizin huzurunu mu katletmeye yeltendiler onlarda huzrdan yoksun kalacaklar. Tek bir farkla siz bu size yapilan kallesce uygulamalar dan daha da güclü ciktiniz, onlar da ALLAH in Adaleti tecelli ettiginde altindan kalkacak o güc acaba o güc olacakmi ? Sonsuz saygi ve selamlar Reisim Bu size yapilanlar karsisinda yaninizda olamadigim icin özür dilerim Cocukluk arkadasiniz Bülent
msl_sosyete@hotmail.com Gönderi no: 160600  /
Büyüksün reis cemaitin amacının ne oldugunu bi kere daha anlattın bize
Süleyman Yeldan Gönderi no: 160587  /
Süleyman Yeldan
Rabbim, bu işlerin mes'üllerine karşı sizi hep gülümsetsin, tebessümünüzü eksik ettirmesin
gokald@gmail.com Gönderi no: 160586  /
REİSİM, DEĞİŞEN DÜNYA DÜZENİ İÇİNDE SON DÖNEMDE ADI PARALEL OLAN AMA ZAMANINDA BUNA BİRÇOK KILIF GİYDİRİLİP BU ÜLKEYİ VE ÜLKEYE FAYDALI OLAN SİZİN GİBİ YİĞİTLERE YAPILAN KOMPLOLORUNDA KAYNAĞINDA İNANIYORUM Kİ MOSSAD VE SİYONİST GÜÇLER OLDUĞU GÜN YÜZÜNE ÇIKACAK İNŞALLAH..RAHMETLİ ŞEHİD MUHSİN YAZICIOĞLUNUN DA EMİNİM Kİ ARDINDA BU PARALEL YAPI ÇIKACAKTIR.. BİZ SİZE GÖNÜLDEN BAĞLANDIK KAN BAĞIYLA OLMASAKTA CAN BAĞIYLA KARDEŞİNİZİZ. ALLAH CC SİZİ KORUSUN HERGÜN DUA EDİYORUM.. TURAN HAYAL DEĞİLDİR..İNŞALLAH SİZİN SAYENİZDE VE DESTEĞİNİZLE GERÇEKLEŞECEK... SİZİ SEVGİYLE SELAMLIYOR SAYGILARIMI SUNUYORUM.. SELAM VE DUA İLE..
kadir özdemir Gönderi no: 160582  /
kadir özdemir
Reisim ALLAH kimseye taşıyamacağından fazla yük yüklemez.Necip Hablemitoglunun Köstebek adli kitabi herşeyi anlatıyor.Sen bunları yaşıyorsunki bizlere Hayat Arenasında dediğin gibi Gladyatörler ile nasıl savaşmamızı öğretiyorsun.ALLAH seni korusun..Acını bize yaşatmasın..Saygılar Ahiret Kardeşi...
ramazan satıcı Gönderi no: 160578  /
ramazan satıcı
Değerli REİSİM sen Yüce ALLAH'IN sevdiği kulsun senin üzerinde gerçek iman etmiş ve sana sevgi sadakatle bağlı insanların duaları vardır Yüce ALLAH'TA biliyor ve seni tanıyan bilen insanlarda senin TÜRK- İSLAM dünyasına yaptığın hizmeti bunu dosta düşmanda biliyor Yüce ALLAH'TAN dileğim sana yapılan haksızları kumpazları tezgahları dergahında ber taraf etsin sana yapılan her hayırlı duaları dergahında kabul etsin senin söylediğin gibi DOĞRULARIN GÖZLE GÖRÜLMEYEN ORDULARI VARDIR Yüce ALLAH bu orduları senin yanında eksik etmesin inşallah. Değerli REİSİM değerli ellerin öperim her daim Yüce ALLAH'A emanet ol DOĞRULARIN GÖZLE GÖRÜLMEYEN ORDULARI VARDIR CAN REİSİM
yildirimatay1gmail.com Gönderi no: 160576  /
yildirimatay1gmail.com
Rabbim Sizi Ve Neslinizi Korusun Yuceltsin Sonsuzakadar kardesiniz Yildirim ATAY
Serdar Irmak Gönderi no: 160574  /
Serdar Irmak
Öncelikle Allah rağzı olsun insanların zihnine ışık tutan bu paylaşımlarınızdan ötürü. Zamanında rahmetli erbakan biliyordu bu adamların ne mal olduğunuda fetullah gülen 95 seçimlerinde demişti gökten cebrail inse erbakana oy vermem diye. Sonra yine darbe emrini verenlerde fransada toplanan siyonist elebaşlarıydı silahlarıda cemaat kadrosu. Tabi o zamanlar öyle bir algı operasyonu yürütüyorduki gavur medyası (halada var) insanlara bunların bir cümlesinden bahsetsek deli muamelesi görüyorduk. Havada durdum şahitlerim var desek daha inandırıcı geliyordu. Gençler, ülkücü, alperen camia ve ak partililer tarafından toplumun babacan ağabeyi olarak görülüyorsunuz şu an. Bu hatıraları okurken kendimi metal fırtına yada herhangi bir türk politik kurgu romanı okuyor gibi hissettim. Ama hepsi gerçekti. İşte kanaatimce asıl mühim olan size saygı duyan bu gençlere, algı operasyonlarına kurban gitmeden sizin bu anlattıklarınızı kimse yaşamadan hakkın nizamın hz peygamber (sav)in yolunu tutmalarını sağlamak. Selamatle, tekrardan Allah rağzı olsun.
muratyakisik@hotmail.com Gönderi no: 160565  /
İnandığın için üstünsün reis. Kaderin üstünde bir Kader var. Allah (C.C.) yar ve yardımcın yardımcımız olsun. Yeise kapılma, Allah (C.C.) doğruların yanındadır. Murat YAKIŞIK kardeşin.
gkhngngr1980@gmail.com Gönderi no: 160554  /
Bende Adana'da Türk Intikam Tugayı davasından yattım reis. Hakkari Çukurca'da askerliğim sırasında tutuklandım. Gek suçum devletin istihbarat birimlerine yaptığım yardımların bazı büyük oyunları bozmasıydı. Ülkü Ocakları nda dahi görev yapmış birisi olduğum halde Devlet Bahçeli'ye suikast diyede kulp taktılar. İlkokula giden kızımın ve eşimin psikolojisi bozuldu. İlk önce askeri cezaevi sonrada F tipine nakledildim. Vatan için ölmeyi göze almıştım ama bir vatanseveri vatana ihanetle suçladılar. Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme. Bende başıma gelenleri daha sonradan anlayabildim. Seni en iyi anlayanlardan birisiyim. Resmen iki devletin arasında kaldım. Devletin birisi beni sevip korurken diğeri zulüm etti. Hamd olsun iç işleri Bakanlığı vesileyle tahliye oldum. Davam hâlâ Yargıtay'da devam etmekte. Ülkücüyüm diyen ve vatan için ölümden korkmadığını diyen itlerin 3-5 yıl yatmamak için iftiralara bile yeltendiğini gördüm. Şimdi ailem ve Allah'tan korkan imsanlar birde hayvanlar dışında herşeyden nefret ediyorum. Hakim karşında el bağlayanlara inat adam gibi dik durdum. Ama onlar hâlâ ülkücü olduklarını söyledikleri için onları ülkücükleriyle baş başa bıraktım. Hakikati hem dağda hem mahkemede hemde içerde yaşayarak öğrendin ve Recep Tayyip Erdoğan diyorum. Allah'a emanet olasın yiğit abicim diyorum.
muratozgul_@hotmail.com Gönderi no: 160553  /
Okudum vala sonuna kadar hayirlisi olsun insanlarin kafasi son 2 yildir fena karisik allah yardim etsi hepimize
sinan pala Gönderi no: 160552  /
sinan pala
Reisim herkez biliyor ki yapilan hic bir kötülük karşılıksız kalmaz.Yüce Allah her daim yar ver yardımcınız olsun.Rabbim size yardımcı olsun.Her gün yazdıklarınızı ilk okuyan insanlardan biri olarak seni seviyoruz.
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız