Duyurular

Oğuz KORUKIR Sayın SEDAT PEKER'i anlatıyor...

Kıymetli dostlarım

En az 20 senedir kadim dostlarımdan olan Oğuz dayının (Korukır),Hakan TÜRK Bey’in “SEDAT PEKER’in Gerçek Hayatı” isimli kitabında şahsımla ilgili söylemiş olduğu anlatımlarının 5 sayfalık ilk bölümünü, bugün paylaşmak istedim. Yurt dışında olduğum dönemlerde de yanıma gelip, kalan dostlarımdan biri olduğu için anlatımlarını yeni duyacağınızı ve beğeneceğinizi düşünüyorum. Kitabı bulma konusunda sıkıntı yaşayan dostlarımız, “www.kitapabcturk.com” sitesinden temin edebilirsiniz.

HAKAN TÜRK:

Sizde Sedat Peker gibi Kafkas kökenli bir Türk’sünüz. Sedat Peker'i uzun yıllardan beri tanıyorsunuz. Bu nedenle bize, kendi tanıdığınız şekliyle nasıl anlatabilirsiniz?

OĞUZ KORUKIR:

Mükemmel bir insan, son derece iyi bir aile reisidir. Ben kendisini 22 senedir tanıyorum. O da benim gibi Kafkas asıllı ve benden 17 yaş küçük. Babalarımız, aile büyüklerimiz dostluk kurmuşlar. Ben onu tanıdığımda gencecik, ismi yeni duyulan bir delikanlıydı. O tarihten beri hep böyle doğru yerlerde gördüm. Hiçbir yerde anlatılan gibi değil, bazı insanlar ismi genç yaşta duyulduğu için onu kıskandılar. Hak etmediği çeşitli ithamlarda bulundular. Onun insani taraflarını bilseler, inceleseler benim gibi düşünen insanlara hak verecekler. Kocaeli, Sakarya ve Yalova depreminde onun yaptıklarını, o dönemdeki hükümet bile yapmamıştır. Türkiye'nin birçok işadamının hayal dahi edemediği yardımları yaptığına bizzat ben şahit oldum.

HAKAN TÜRK:

O depremde buralara neler yapmış olduğunu biliyordum ama bu kitapla bağlantılı görüştüğüm arkadaşlar daha detaylı bilgiler verdiler.

OĞUZ KORUKIR:

Tırlar dolusu gelen yardım malzemesinin, buralarla ilgili olan bölümünü ben dağıttım.Hatta,bazı yerlere onun ismini yazdırmıştım. "Bazı arkadaşlar işgüzarlık yapıp, üzerine isim yazmış, git üzerinden isimleri çıkart. Hem hayır yapıyorsun, hem isim yazıyorsun" dedi. Ama ben isimleri çıkartmadım.Kendisine de söyledim. Çünkü İzmit'te bir sürü zengin varken, "Bilsinler, utansınlar" dedim. Bir delikanlı böyle büyük yardım yaptı, en ufak katkıda bulunmadılar. Ben, bilinsin istedim.

Ben daha bir sürü olaylara şahit oldum.Hangisini anlatıyım? Dile kolay, 22 sene...

HAKAN TÜRK:

Bir sünnet olayı vardı çocuklarla ilgili o konuyu biraz açar mısınız?

OĞUZ KORUKIR:

Geleneksel hale getirdiğim ve her yıl yaptırdığım sünnet düğünlerim vardır. Bunların çoğunda kirveliği Sedat Peker yaptı. Buradaki gazeteci arkadaşlardan daha sonradan öğrendim ki 250 tane çocuk. Bana en büyük destek oydu. Spastik engellilerle, sakat çocuklara ilgili yaptığı yardımlar saymakla bitmez. Reis, yardıma muhtaç her insana yardımcı oldu.

HAKAN TÜRK:

Japonya'da deprem olduğunda dünyada bilinen bir mafya olan Yakuzalar, yardımda bulunmuşlar. Japonya devleti, onlara plaket veriyor. Bizde bir delikanlı mafyayla ilgisi olmadığı halde yaptığı yardımlar göz ardı edilmektedir.

OĞUZ KORUKIR:

Sedat Peker, mafyalığı ve kabadayılığı kabul etmiyor. Ben Türkçü ve Turancı'yım diyor.

HAKAN TÜRK:

Onun Türkçü ve Turancı olduğunu herkes biliyor. Ayrıca onun böyle olduğunu Mısır'daki sağır sultan bile duydu. Sedat Peker'in hiç kimseden ne korkacak ne de saklayacak bir şeyi yok ki...

OĞUZ KORUKIR:

Birtakım kendini bilmez insanlar, sanal ortamda bazı şeyler yazdılar. Her türlü sorunun cevabını verdik. O yazan insanlar onun yaptığı iyilikleri hayal bile edemezler.

HAKAN TÜRK:

Doğru, onların hayal gücü bizlerinkinin yanında denizdeki bir damla gibi kalır.

OĞUZ KORUKIR:

Beni tanıyan insanlar bilir, ben hatır için konuşmam. Hak etmeyen bir insanı da övmem. Bizim dostluğumuz, çıkar ilişkisine dayanmayan bir dostluktur. Ben yaşça ondan büyüğüm, hayat tecrübem ondan fazla olabilir ama o çok zeki ve benim ondan öğrendiğim çok şey var. Ben bunu hiçbir yerde inkâr etmeden söylemekten gurur duyarım.

HAKAN TÜRK:

Kendisiyle Türkiye'nin dışında Romanya'da mı, Bulgaristan'da mı birlikteliğiniz olmuştu?

OĞUZ KORUKIR:

Romanya'da beraberdik. Benim yakın akrabamın yanında kalıyorduk.

HAKAN TÜRK:

Kafkas kadınları da erkekleri gibi cesur ve atılgandır. Aslanın yavrusu aslan, çakalın yavrusu tabii ki çakal olur. Fakat bunu herkes bilmiyor galiba.

OĞUZ KORUKIR:

Atalarımız bize çok güzel miraslar bırakmış. Bir gün Sofya'da geziyordum. Cumhurbaşkanlığının çaprazında, Mimar Sinan'ın yaptığı Kara Mustafa Paşa Cami’ini gezdik. Sedat Peker, çok üzüldü. Hocayı bulduk. "Hocam, burada Müslüman Türkler yaşıyor.Bu caminin hali ne? Yardım etmiyorlar mı?"dedi. Hoca da "Ben bazen cuma namazımı kendi başıma kılıyorum, cemaat olmayınca kilidi vurup,gidiyorum" dedi.

HAKAN TÜRK: Ne acı bir şey!

OĞUZ KORUKIR:

Bu işler olduğunda o zaman kaçaktı. "İlk işim Ömer Mersan Abi'ye bu camiyi restore ettirteceğim." dedi. Bana da sürpriz oldu. Oradaki tanıdık akrabalarımın koordinesiyle ve tabii onun yardımıyla cami,ilk yapıldığı hale getirildi. Muhteşem oldu. Birde Bulgar hükümeti plaket çaktı oraya “Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Sedat Peker tarafından restore edilmiştir" diye. Daha sonra duydum ki o plaketi bizim Türk yetkililer oradan söktürmüş. Bunu duyduğumda onları çok kınadım. Çünkü, yaptıkları gerçekten çok ayıp bir şey.

HAKAN TÜRK:

Fakat onların o plaketi oradan sökmeye ne yetkileri ne de hakları olduğunu sanmıyorum.

OĞUZ KORUKIR:

Onu tam bilmiyorum, geçen bir arkadaşımdan duydum, "Eğer öyle bir şey yapmışlarsa yazıklar olsun." diyebiliyorum. Çünkü devletin yapması gerekeni bir vatandaş yapıyor. Gurur duymaları

lazım. Düşman gibi gördüğünüz ülkenin devlet yönetimi, plaket çakıyor kendisini için, siz üzerinde "Sedat Peker" yazıyor diye söktürüyorsunuz. Bu nasıl bir adalettir?

HAKAN TÜRK:

O yıllarda mıydı tam hatırlamıyorum ama Bulgaristan'da bizim Türkler'in isimlerini değiştiriyorlardı.

OĞUZ KORUKIR:

Benim anlattığım o günlerden önceydi. Zaten o tarihlerden sonra düşmanlık başladı. Orada Bursa gibi bir şehir düşünün; üstü Uludağ, altında Sofya... Biz orada dağda bir evde kalıyorduk. Kendisine aşağıdaki malikanede ev hapsinde olan, o zamanki Türk düşmanının golf oynadığını söyledim.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker'in tepkisi ne oldu?

OĞUZ KORUKIR:

"Abi doğru mu söylüyorsun, halletsek buradan çıkabilir miyiz?" oldu.

HAKAN TÜRK:

Böyle demeseydi şaşardım. Tam Sedat Peker’e göre bir davranış.

OĞUZ KORUKIR:

O zaman tabi daha gençti. Bu dediğim 15-16 senelik bir şey. Ben kendisine her ne kadar "Ya espri yaptık, dediysemde inanmadı. "İlla bir şey bulacağız,bunu halledeceğiz" dedi. "Ya zaten yaşlı adam, yakında ölür." dedim. Aradan 10-15 gün geçti öldü ve ben öyle rahatladım ki!

HAKAN TÜRK:

Adam son demlerini yaşarken, hiç yoktan başınıza bela olacaktı.

OĞUZ KORUKIR:

Sedat Peker, çok vatansever biridir. Bulgaristan'daki Türkler’e zulüm yapıp, zorla isimlerini ve dinlerini değiştirdi diye onu öldürmek istemişti.

HAKAN TÜRK:

Türkiye'de değil dünyanın değişik ülkelerindeki Türk ve Müslümanlar'a, daha doğrusu yardıma muhtaç olan herkese, yardım ettiğini herkes biliyor. Sedat Peker, şu an 43 yaşında ve bugüne kadar yaşamının 16 yılı cezaevlerinde geçmiş. Ülkeyi soyanlar, gençlerimize kıyanlar bir tek gün dahi hapis yatmazken, ülkesini ve milletini sevmekten başka bir suçu olmayan Sedat Peker'in bu kadar hapis yatması adalet mi?

OĞUZ KORUKIR:

Bu konuda ne deseniz haklısınız. Ne yazık ki, kendisine karşı olanlar tuzaklar kurdu ve bundan sonra da o huylarından vazgeçerler mi? Zannetmiyorum... Gece vakti İstanbul'da Yuşa Hazretleri'ne arkadaşlarıyla gittiğinde, üzerlerinde ne kadar para varsa bırakıp, dönerler. Bir gün yine gittiklerinde dönüşte canları gözleme istiyor ama bütün paralarını orada dağıttıkları için gözleme alacak paraları kalmıyor.

HAKAN TÜRK:

Bunu biz biliyoruz, siz biliyorsunuz ve bazı insanlar biliyor ama az önce söylemiş olduğunuz gibi birçok insan inanamaz böyle bir şeye.

OĞUZ KORUKIR:

Ben size bir şey daha anlatayım. Bulgaristan'da Dünya Şampiyonu Türk asıllı bir çocuk var. Ben daha önceden kendisini tanıyordum. Türk asıllı ama Bulgar ordusunda asker. Deliorman Bölgesi'nden... Bu bölge pehlivanların yetiştiği ve Türkler'in çok olduğu bir bölgedir. O çocuk Cumartesi günleri bize gelip, kalıyordu. Kendisini Sedat Peker ile tanıştırdım. Biz ona “Macar" diye takılıyorduk. Sedat Peker'de çocuğu sevdi. Bir gün bana "Abi neden Macar diyorsunuz?" diye sorunca "Takılıyoruz, lakap bu" dedim. "Hem Türk diyorsunuz, hem Macar diye takılıyorsunuz. Biz en iyisi buna Türko diyelim, beni seven Türko desin ona." dedi.

Ona "En büyük hayalin ne kardeşim?" diye sordu. Delikanlı da gayet spontane; "Bir motorum olsun, sevgilimi gezdireyim. Bir de Amerika'ya gitmek istiyorum." demişti. Ondan sonra ertesi gün motor arattırdı. Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı'nın karşısındaki mağazalarda motorsiklet görmüştüm. Daha önceden çocuğun ölçülerini de aldık elbise için. Ertesi gün motor ve kıyafeti geldi ve bahçede motorun üstü örtüldü. Reis, "Abi siz verin kendisine" dedi.

HAKAN TÜRK:

O huyu çok güzel. Yaptığı iyilik veya yardımlarda araya hep birilerini koyar.

OĞUZ KORUKIR:

Bende kendisine "Bu senin yaptığın bir iyilik, sen ver kendisine." dedim. O da "Ben utanırım söyleyemem dedi. Neyse bizim arkadaşlara söyledik ve Türko'yu çağırdık” Ona dedik ki: "Şunun üzerini aç." açtı ve motoru gördü. “Aa benim gördüğüm motor. Bu kimin?" dedi. Bende ona, "Oğlum, bu motor senin. Reis, sana hediye almış" dedik. Delikanlı, bir türlü inanmak istemiyor. Özellikle de kendi ölçülerine göre motor elbiselerini görünce ne kadar sevindiğini ben burada kelimelerle ifade edemem. Neyse, ben yukarı Reis'in yanına çıktım. O çocuk ise belki de yarım saat o motorla konuşmuştu. Sedat Peker,daha sonra kendisini Amerika'ya gönderdi. Reis,elinden geldiğince, gücü yettiğince herkesin hayalini gerçekleştirmek ister. Yeter ki bu hayaller yanlış şeyler olmasın.

HAKAN TÜRK:

Böyle olduğuna bütün kalbimle inanıyorum. Çünkü Sedat Peker, sıra dışı bir insan olmanın yanında, bu devrin yardım meleği... Mesela, o Türko'nun gözlerinden bakınca Sedat Peker, bütün hayallerini gerçekleştiren birisidir.

OĞUZ KORUKIR:

Bazı kardeşlerimiz insanlar rahatsız olmasın diye boğazda yemek yemek için iş adamları toplantı salonu olan yerleri tercih eder. Bir gün yemek yemeye gideceğimiz restorantın önünde patron bekliyor. Baktık, adam balon satan çocukları tekmeyle kovalıyor. Reis, bana dönüp, "Adamın yaptığı şerefsizliğe bak, çocuklar eve ekmek götürmek için mücadele ediyor.” dedi. Neyse, indik arabadan. Ama Sedat Peker o sahneyi gördü ya... Çocuklara "Çocuklar karnınız aç mı?" diye sordu. Tabi ki çocukların karnı açtı. Hepsi birden “Açız abi." dediler. Fakat çocuklar bilmiyor, onun Sedat Peker olduğunu.

Ellerindeki bütün balonları satın alıp, gökyüzüne bıraktı. Çocuklarla yukarı çıktık. Onlara masa hazırlattı ve her istediklerini ısmarladı. Çocuklar yemeklerini yedi. Sonra onlara para verip, "Çocuklar bu para dolar, belki tanımazsınız bu parayı ama kimseye vermeyin ailelerinize götürün" dedi. O lokanta sahibi olan adama, çocuklara hizmet ettirdi, servis yaptırdı ki, bir daha kimseyi küçümsemesin diye. Bu ve benzeri o kadar çok şeylere şahit oldum ki! Bir sürü olay var. Hangisini anlatayım? Bu insan, zenginle fakiri ayırmayan birisidir.

HAKAN TÜRK:

Bugün için herhangi bir seçim olsa, İstanbul adaylığına ismini koysa %100 kazanır, doksan dokuz değil. Sedat Peker, isminin artık Türkiye'de bir fenomen olduğunu herkes kabul etmelidir.

OĞUZ KORUKIR:

Kocaeli'nden, Sakarya'dan nereden aday olursa olsun kazanır. Sanal alemde, büyük bir kitle takipçisi var. Özellikle gençler, çok seviyorlar. Bizim yakınlığımızı bilenlerden "Abi bizi yarım saat Reis ile görüştür, ondan sonra ölsem de gam yemem." diyenler var. Bu kadar çok sevilen bir insan, cezaevinde yatarken en çok mektup alan bir insan... Yanlış tanıyanlara bir şeyler söylemek istiyorum; çok iyi araştırırlarsa yaptıklarından utanacaklar.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
Mehmet BAŞAR Gönderi no: 169514  /
Mehmet BAŞAR
Sevgili Oğuz Korukır Dayım Yüreğine Sağlık. Reisim Candır. BAŞBUĞUM SEDAT PEKER ! BAŞBUĞUM BİZİ TURAN'A GÖTÜR...!!! Sevgilerimle Mehmet BAŞAR
Osman Doğan Gönderi no: 166053  /
Osman Doğan
Değerli büyüğüm ve kıymetli reisim sizden bir isteğim olacak. Eğer arzu ederseniz sizden SEDAT PEKER in gerçek hayat hikayesi kitabını almak isterim saygı ve sevgilerle . O.D
BURAK OĞUZ Gönderi no: 158316  /
BURAK OĞUZ
SELAMÜN ALEYKÜM , MUHTEREM REİSİM ! BİR ADAMI EN İYİ DOSTLARI ANLATIR ; BU YARANA İLHAM VEREN DE , YAŞADIKLARIDIR ... SİZ DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZE YÜCE RABBİM , İKİ CİHANDA EN ULU MERTEBELERDE DAİM EYLESİN , AMİN !.. SELAM , SAYGI VE CANDAN MUHABBETLERİMİZLE !..
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız