Duyurular

Mecnun OTYAKMAZ Sedat PEKER'i Anlatıyor

Kıymetli Dostlarım,

Gençliğimin ilk yıllarından beri dostum ve mücadele arkadaşım olan Sivasspor’un Başkanı olan Mecnun Otyakmaz, Hakan TÜRK Bey’in “ Sedat PEKER’in Gerçek Hayatı" isimli kitabındaki şahsımla ilgili anlatımların dört sayfalık ilk bölümünü yayınlayacağım. Sizlerde umarım beğenirsiniz. Kitabı bulunması konusunda sıkıntı yaşayan arkadaşlar kitabı “kitapabcturk” sitesinden bulabilirler.

HAKAN TÜRK :

Sayın Başkanım, siz Sedat Peker ile ne zamandan beri tanışıyorsunuz?

MECNUN OTYAKMAZ:

Öncelikle hoş geldiniz. 1986 yılından bu yana güzel bir dostluğumuz var. Allah nasip ederse ölene kadar da devam edecektir.

HAKAN TÜRK :

Peki. Sayın Başkanım, medyada değişik gazeteler ve dergiler Sedat Peker'i farkla tanıtıyor. Medyanın tanıttığı değil de Sedat Peker'i siz kendi açınızdan nasıl tanımlarsınız?

MECNUN OTYAKMAZ:

Medyanın ne söylediğinin benim için bir önemi yok, çünkü bire bir sizin de söylediğiniz gibi 30 yıllık bir dostluğumuz ve onun hakkında birtakım düşüncelerim var. Kurgulanmış medyacıların yazdıklarıyla da değişecek şeyler değil. Kendisini uzun zamandır ve çok iyi tanıyorum. Ölene kadar da bu düşüncelerim bende saklı kalacak. Bir şeyler eksik kalsın, bir şeyleri de yanlış anlaşılacak gibi söylemek istemem. O yüzden söylediklerime dikkat etmem gerekiyor. Yiğidin hakkını yiğide vermemiz lazım. Çok farklı insan olduğunu, duygularını yoğun yaşadığını, sevgiyi, hümanizmi çok aşırı derecede yaşadığını ayrıca bununla birlikte sertliği de aşırı bir şekilde yaşadığını gördüm. İlk dikkatimi çeken özelliği buydu. Hep uçlarda dolaşan bir insandı. Mesela bir araba seyahatinde arabanın çarpmış olduğu kedi ölüsünü 5 km geçmiş olmasına rağmen vicdan azabı duyup, arabayı tekrar geri çevirtip, o kedi ölüsünü kenara almayı düşünecek kadar hassas bir insan. Bu tip noktalarda onun hayata çok uç baktığını, her alanda duygularını çok yoğun yaşadığını tespit etmiş oldum. Zekâsı, kararlılığı ve azmi... Her gencin özellikle ergenlik döneminde her şeyini açıklayabileceği, sırtını yaslayabileceği bir arkadaşa ihtiyacı vardır. Benimde sırtımı dayayabileceğim, omuz omuza sonuna kadar mücadele edeceğim arkadaşım bu diye kendi kendime karar vermiştim. Daha sonraki yıllar, yapmış olduğumuz sohbetlerde aynı düşüncede olduğumuzu görmenin mutluluğunu yaşamıştım.

HAKAN TÜRK :

Sizin zekâsıyla, cesaretiyle ilgili söylediklerinizi başka arkadaşlarımızda söylemişti. Sedat Peker ile görüştüğümde fark etmiştim. İnsan hiç tanımadığı bir insanı görünce bir sempati duyar, elektrik alır mı? Sedat Peker'de bu özellik var. Mesela Sedat Peker'i hiç tanınmadığı 20 kişilik bir ortama götürsek, sohbet olsa, daha sonra az önce buradan kalkıp giden arkadaşı nasıl değerlendirirsin desek her halde 20 kişinin 19'u olumlu olarak güzel şeyler söyler.

MECNUN OTYAKMAZ:

Kesinlikle... Bulunduğu ortamda fark edilir hemen. Eğer derin bir sohbet varsa, orada mutlaka farklı, değişik ve dikkat çekici bir fikri mutlaka olmuştur. Çocukluk yıllarından itibaren fark edilen bir çocuk olmuştur.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker 2004'te cezaevine girdi. 10 yıl gibi bir süre cezaevinde kaldı. Cezaevine girmeden önceki haliyle çıktıktan sonraki halini karşılaştırırsak ne söyleyebilirsiniz?

MECNUN OTYAKMAZ:

Aslında bu sürecin 1998 yılında başladığını söyleyebilirim. İlk başta bazıları, Sedat Peker'in devlete saygısını, devletin en küçük biriminde çalışan memura bile göstermiş olduğu saygıyı, suistimal ettiler. Sedat Peker, şiddete yatkın bir insan olabilir ama devletini son derece seven, sayan, "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" felsefesi olan birisidir. Bunu suistimal ettiler. İstanbul'a atanan her emniyet müdürü, ilk gözaltına almaya Sedat Peker'den başlıyordu ve bunu da bir yükselme, bir başarı basamağı olarak kullanmaya gayret ediyorlardı.

HAKAN TÜRK:

Benim anladığım kadarıyla; Sedat Peker, hayalinin belki %10'unu gerçekleştirdi. Çünkü çok büyük idealleri, hedefleri olan bir insan. ALLAH, herkesin hedeflerine ulaşmasını nasip etsin.

MECNUN OTYAKMAZ:

Onun düşüncelerini yaşça ondan büyük olmamdan dolayı hafif tebessümle karşılardım. Fakat zaman içerisinde yol kat ettiğini gördükçe artık ben pes ettim. Kesinlikle bu insan desteklenmeli diye düşündüm ve o günden sonra da onun fikirlerine çok fazla karşı çıkmamaya özen gösterdim. Bana bazı düşünceleri ilk zamanlar çok ütopik gelirdi. Zaman içerisinde düşüncelerinin gerçekleştiğini gördüm. Bu arkadaşımızın özel bir insan olduğu ve desteklenmesi gerektiği yönünde zaman beni ikna etti.

HAKAN TÜRK:

Sizde biliyorsunuz herhangi bir insan 2-3 sene cezaevinde kalırsa unutulur. Sedat Peker'de tam tersi oldu. Sedat Peker 10 yıl cezaevinde kalmasına rağmen daha çok popüler ve daha çok insan tarafından sevilir oldu. Yani onu sevenler 50 iken 100 oldu. Bu kadar sevilmesinin nedeni sizce nedir?

MECNUN OTYAKMAZ:

İnsanların onu sevmesi yaydığı pozitif elektrikten geliyor. Reis'i ancak insanların sevmesi yaşatabilir.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker'in arkadaşlarına, etrafında onu oluşturan insanlara bakıyorsunuz, insanlar gözünü kırpmadan onun için her şeyi yapabilecek, canını bile verebilecek durumdalar. Hepsi, aklı başında eğitimli insanlar. 3-5 cüvelek insanı bir araya getirip, aklını yıkarsınız ama belirli bir kişiliği ve eğitimi olan insanlar sizi bu kadar sevip ilgi duyuyorsa demek ki burada özel bir durum var.

MECNUN OTYAKMAZ:

Kendisini tanımanız gerekiyor, tanıdıkça daha da bir gönül bağı oluşuyor. Tavsiyeleri, dünya görüşü, yaşantısı... Herkesin mutlaka birtakım hataları vardır. Kendisinin de hataları olmuştur. Hatalarında ısrar etmeyen, sürekli onaran bir yapısı var. Dolayısıyla onu tanıdıkça sevmemek elde değil. Sevince de başına ne iş gelirse gelsin insan onu terk edemiyor. Yani bu sevgi, katlanarak devam ediyor.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker 2004'te cezaevine girdi, 2014'te çıktı. 10 yıl uzun bir zaman. Adaletsizlik olduğunu biliyoruz. 10 yıl cezaevinde kalan insan çökmüş olur, ama Sedat Peker tam tersi genç ve dinç. Her zaman kedisine has o gülümsemesi, özgüveni seyahatten gelmiş gibi rahat, etrafındakilere olan tutumu davranışı şu an bile gözümün önünde. O cezaevinden çıkışı, o yağmurlu havada milletin onu karşılaması...

MECNUN OTYAKMAZ:

Sedat Peker bir suç işlese suçu kabul eder, şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek cezasını da çeker ama olmayan bir suçtan dolayı 10 sene yatması çok manidar. Sedat Peker'i cezaevine atarak cezalandıramazsınız. Zaten özel yaşantısında da dört duvar arasından fazla dışarıya çıkan bir insan değil. Yeni içeriden çıktığı için görmek istediği hedeflediği yerleri görmek için geziyor. Onu tanıdım tanıyalı öyle çok fazla gezen, dışanda dolaşan bir insan değil. Onun fiziğini dört duvar arasında tutarak işkence edemezsiniz. Gözlerini kapattığı an o özgürdür, beynini istediği yere götürebilir, dışarıdaymış gibi yaşayabilir. Kapatarak baş edemezsiniz. Sadece bir günün ona kâbus olduğunu biliyorum. O da rahmetli Meryem annemizin vefat ettiği gün. 10 yıl içerisindeki en kötü günüydü cenazeye katılamaması.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker, Kafkas kökenli birisi… Sakarya'da doğmuş, İstanbul'da büyümüş. Batılı, Doğulu, Egeli, Karadenizli herkes çok seviyor. Kiminle konuşsam genç-yaşlı, kız-erkek kiminle konuşursam konuşayım Sedat Peker'e karşı bir sempatisi var. Her kesimden insanın kendisini sevmesi olayına ne diyebilirsiniz?

MECNUN OTYAKMAZ:

Kendisinin doğu, batı, güney diye ayırmadığını görünce insanlar kendisini seviyor. O, insanları iyi ya da kötü diye ayırıyor, başka bir ayrımı yoktur. İyilere karşı çok merhametli, kötülere karşıda çok agresif olabilir, öyle bir yapısı var. Cezaevinde sohbet etmek için bir koğuştan davet etmişler. O koğuşta da Che Guevara'nın posteri varmış. İndirelim, görürse ayıp olur gibi bir şeyler söylemişler. Asla indirilmesine izin vermemiş. Dava adamına saygı duyduğunu, en azından o kişinin vermiş olduğu mücadeleye saygı duyduğunu biliyorum. O yüzden o posterden rahatsız olmadığını söyleyebilirim. Belki eleştirilir, belki eleştirilmez. Bizim dostluğumuz, arkadaşlığımız bu.

HAKAN TÜRK:

Peki. Sizce bundan sonra Sedat Peker'in geleceği ne olur?

MECNU OTYAKMAZ:

Bir kere bundan sonra suç işlemez, suç işlemeyi bırakalı yıllar olmuş. Birisi ona bir kötülük yaparsa onun karşılığı suç ise o suçu işler. Planlı, örgütlü, para için asla... Geçmişte işlenmiş suçlara baktığımızda asla para için işlenmiş suçlar değildi. Hep onur ve can güvenliği mücadelesiydi. Eğer başına olağanüstü bir sorun gelmezse Sedat Peker'in, cezaeviyle bir işi yok. Birileri kumpas kurana kadar. Eğer böyle bir şey olmazsa Sedat Peker, ülkesine çok önemli hizmetlerde bulunan, vergi ödeyen bir insan olarak hayatına devam edecektir diye düşünüyorum.

HAKAN TÜRK:

Sedat Peker'in, bir koleji, bir reklam ajansı vardı. Bunlar yüzünden medyanın,Sedat Peker'in üzerine gelmesi, gereksiz karikatürler, çizim yansıtmalarından ötürü kendi isteğiyle o koleji devretti.

MECNUN OTYAKMAZ:

Gencecik yaşta eğitim sektörüne girip, insanlara faydalı olmak için ve çok da fazla kâr amacı gütmeden bir yola çıkmıştı. Provokatör bazı gazeteciler, kendilerinin solcu olduğunu savunan ama adaletten uzaklaşmış insanların, yapmış olduğu birtakım yıpratıcı yayın ve karikatürlerle kendisini bu işten soğuttular. Öyle devam etmiş olsaydı, bir eğitim kompleksinin sahibi olmuş olsaydı, kime ne kötülüğü vardı. Buna fırsat vermeyenler utansın.

HAKAN TÜRK:

Türkiye’de kabadayı âleminde yüzlerce insan olabilir. Ama Sedat Peker dediğin zaman bu âlemde herkesin bildiği biri ve herkesin beyninde onunla ilgili bir resim var.

MECNUN OTYAKMAZ:

Sedat Peker'i tanıyanlar delikanlı, belki biraz kabadayı olarak sınırlandırabilirler. Ama kendisini tanımayanlar bu medyanın ortaya çıkarttıklarından ötürü bir mafya yakıştırması yaparlar. Benim şöyle bir sözüm var, yakın arkadaşlarıma söylerim; "Eğer mafya duysa ki Türkiye'de, Sedat Peker adında uyuşturucu satmayan, çetecilik işleri kovalamayan, gasp yapmayan, kiralık katillik yapmayan, hayali ihracat yapmayan, beyaz kadın ticareti yapmayan birisi var ve mafya adını kullanıyor. Vallahi billahi bu adam bizim ismimizi kullanıyor diye bize dava açarlar." Sedat Peker, olumsuz şeylere karşı tavırlı olan bir insan. Geçmişte Sedat Peker ne yapmıştır? Eşinin dostunun bir zalim tarafından mağduriyete uğramasının karşılığını almıştır. Bir mazlumun parasını alıp, vermeyen bir zalime karşı biraz hoyrat olmuş olabilir. Eğer buna mafya deniliyorsa diyebileceğimiz hiçbir şey yok. O dönemde çeşitli mahkemelere yaptığımız müracaatlar karşılık bulmuyor, yapanın yanına kalıyordu. Böyle bir zamanda iki dostunun meselesine yardımcı olduysa bir suç işlenmiştir (Bunun karşılığında her türlü işkence ama her türlüsü bugün ben hatırladığımda dahi sinirlerim bozuluyor kullanılan yöntemlere). Yapılan işkencelerle ve yatmış olduğu hapislerle de bunun cezasını ödemiştir. Artık Sedat Peker'in yakasından düşülmesini istemek lazım, bir suç on kere cezalandırılmaz. Bir suçun, bir cezası vardır. En kötü şekilde (Devlete yakışmayacak şekilde) bazı psikopat dengesiz insanların eliyle cezalandırıyorsun. Kendisini topluma kazandırmak için mücadele eden bir insana destek olmak, saygı duymak yakışır. Bundan 20 yıl önce yapılmış birkaç eylemin bedeli, bir ömür boyu sürmemeli diye düşünüyorum.

HAKAN TÜRK:

Bu görüşmeyi bitirmeden önce Sedat Peker ile ilgili son olarak ne söylemek istersiniz?

MECNUN OTYAKMAZ:

Ben kendi adıma şunu da söyleyeyim. Belki yanlış bilgileri de ortadan kaldırmış oluruz. Biz bu 30 yıllık dostluğumuzda ilerlerken yıllar içerisinde kardeşlerimizi de evlendirerek birbirimize dünür olduk. Ama bunu halk, bizi enişte-kayınbirader olarak biliyor. Aslında biz kardeşlerimizi evlendirdik. Atilla Peker ile Fisun Otyakmaz'ı evlendirdik, bir yuva kurdular. Oradan doğan bir dünürlük, bir akrabalıkta söz konusu. Biz, ahiretlik dostuz. ALLAH geçinden versin, birbirimizin cenazesine omuz verecek insanlarız. Bundan sonra kendisine karşı yapılan önyargıların yıkılıp, onun kendisini ispat edecek fırsatların verilmesini ALLAH'tan istiyorum. Bu fırsat kendisine verilirse en iyi şekilde değerlendireceğini düşünüyorum. Hak etmediği yorumlara maruz bırakılmamasını diliyorum. Her ne kadar bana kendimi ispat etme fırsatı verilmiş olsa bile arada bir sekteye uğratıldım, mağdur edildim. Kendisine böyle şeyler yapılmadan ona bir fırsat verilsin, devlet denetlesin, takip etsin ama yapmadığı meselelerden dolayı suçlanmasın. İnanıyorum ki çok büyük hizmetleri olacaktır.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
Gökçe Gönderi no: 161279  /
Gökçe
Hemşerim Mecnun başkanla çok sıcak ve içten bir sohbet olmuş.Sedat abiyi boşuna içeri attıklarını bildiğimiz için,o sevgi 10 yıl bitmedi.~Bir umuttur yaşamak~ can reisim❤
gokhan@mepamedikal.com Gönderi no: 157740  /
Kitabı büyük bir ilgi ile okuyorum,kapağında imzanızın olmasını çok isterdim.
BURAK OĞUZ Gönderi no: 157686  /
BURAK OĞUZ
MUHTEREM REİSİM VE DAVASINA BİR ÖMÜR SADAKATLE YOLDAŞLIK EDEN AZİZ DOSTU MECNUN AĞABEYİMİZ ; SİZLERİN BU MUHTEŞEM BİRLİK TABLONUZ VE KARDAŞLIĞINIZIN BOYUTU , SİZ DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZİN HAYATLA MEMAT ARASINDAKİ O İNCECİK ''ADAMLIK ÇİZGİSİ''Nİ NASIL USTALIKLA YÜRÜTTÜĞÜNÜZÜN EN GÜZEL ÖRNEKLERİDİR ... DOSTLUK YOLUNDA FEDA OLABİLMEK ÜMİDİYLE SELAM VE SAYGILARIMIZI ARZ EDERİZ !..
UFUK ERASLAN Gönderi no: 157512  /
UFUK ERASLAN
ReISIM SENI TANIMADAN YÜZYÜZE TANISMADAN ALLAH ALMASIN CANIMI. MEKTUBUMDADA SÖYLEDIGIM GIBI ALLAH,SeNI BANA GÖSTERMEDEN ALMASIN BU CANIMI.DOSTUN DOSTUM,DÜSMANIN DÜSMANIMDIR. HAYIRLI CUMALAR REISIM SAYGI VE SEVGILER UFUK ERASLAN
Mehmet Kazan Gönderi no: 157490  /
Mehmet Kazan
Sayin Mecnun baskan,sizde Bizim gönlümüzde Bir ibn-î heysem Tim BerNes-Lee gibisiniz degil Öylesiniz Reise, sonsuz saygilar Mehmet kazan (Almanya)
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız