Duyurular

Yaşar DURMUŞOĞLU SEDAT PEKER'i Anlatıyor

Kıymetli Dostlarım,

Kadim dostlarımdan biri olan Yaşar Baba’nın (Durmuşoğlu), Hakan TÜRK Bey’in “Sedat Peker’in Gerçek Hayatı” isimli kitabında yazılı olan 6 sayfalık bölümünü sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Bazı arkadaşlarımız her sefer yazmamıza rağmen yine de kitabı nerede bulabileceklerini soruyorlar. www. kitapabcturk.com ’dan bu kitaba sahip olabilirsiniz.

Kıymetli dostlarım, “Vahdet” gazetesinde ki röportajın hem bugün hem de Pazartesi günü devam edecektir.

Hakantürk: Bildiğimiz kadarıyla uzun yıllardan beri Sedat Peker ile tanışıyorsunuz. İlk ne zaman ve nasıl tanıştınız?

Yaşar Durmuşoğlu: Daha önce profesyonel olarak futbol oynuyordum. Futbolu bıraktıktan sonra 1993-1994’te tesadüfen bir mecliste tanıştık. Aşağı yukarı 20 küsür senedir beraberiz. Tek cezaevi süreçlerinde ayrı kaldık. O günden bugüne kardeşliğimiz dostluğumuz devam ediyor, inşallah ölene kadar da devam edecek. Öbür dünyada da dostluğuna talibiz.

Hakantürk: Kendisinin gücünden korkanlar onu insanlara farklı bir şekilde tanıtmaktalar. O günden bugüne doğru Sedat Peker’i tanımlarsınız?

Yaşar Durmuşoğlu: Ben Sedat Bey’i hümanist biri olarak tanırım. İnsanlara yardım eden çağın Köroğlu’sudur. Bazı insanlar birtakım rantlar elde etmek için insanlara karşı onun korkusunu salarak o şekilde tanıtmışlardır. Reis’in iç dünyasını bilip gördüğünüz zaman onunla birebir temasınız olduğunda öyle biri olmadığını görürsünüz. Sedat Bey’i hem milli bir kahraman, hem de gençliğe bir lider olarak görürüm. Yani 21. yüzyılın fenomeni Sedat Peker’dir.

Hakantürk: Sedat Peker, bugüne kadar birçok talebe okutmuş, insanlara yardımcı olmuş fakat medya bu yönünden hiç bahsetmez. Medya hep tam tersi şeyler anlatır. Sizce bunun sebebi ne olabilir?

Yaşar Durmuşoğlu: İnsanların hayattaki ilk algısı çok önemlidir. Toplum insanları ne şekilde tanımış ise öyle sürdürmek ister.

Birde sizin etrafınızdaki arkadaşlar sizi nasıl anlatırsa insanlar o şekilde tanırlar. Ben Sedat Peker’in hiç o yönünde olmadım. Yani insanları işte mafya veya yeraltı dünyasında diye tanımlamadım. Reis, vücut olarak yeraltına girecek biri değil bunları çok iyi tanımlamak lazım, o tarafına bakmak lazım olayların. Siz insanı nasıl görmek istiyorsanız herkese o şekilde tanıtırsınız. Ben o tarafını hiç görmedim. Hayatı boyunca insanlara yardım ettiğini biliyorum. Benim etrafımda da bir sürü insan onun yardımından faydalanmıştır.

Hakantürk: Kitapla ilgili yaptığımız araştırmada birçok insana yardım ettiğini bunu aracı koyarak insanlara ulaştırdığını tespit ettik. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşar Durmuşoğlu: Medyada yazılan yönlerini herkes biliyor. Bilmediğimiz kendisinin de bir şekilde söylenmesini istemediği binlerce olay vardır. Sadece bizim ülkemizle ilgili bir şey değil bu. Türk çocuklarına, Pakistan ve Doğu Türkistan’da babaları şehit olan kardeşlerimizi Türkiye’ye getirip, burslar vermiş, üniversite okutmuştur. Müslüman ülkede bir acı olduğunda elinden geldiği kadar halletmiştir. Reis’e bir şey söylediğin zaman hayatı boyunca onu es geçmemiştir. İnsanlar “Bu kadar kalabalık bir şeyler istiyor, bizim söylediklerimizi unutabilir” diye içinden geçirirler ama asla ona söylenen bir şeyi ikinci kez kesinlikle söylenmesine gerek yoktur, yerine getirir veya getirtilir. Reis’in öyle bir özelliği vardır o da bir liderlik vasfıdır.

Kendisini çok sevdiğimizden, yaşça ondan büyük olmamıza rağmen her zaman bir adım gerisinden gelmişizdir ve hayatımızı ona vakfetmişizdir. Ailemizi de, sevdiklerimizi de onun peşinden diyeti ne olursa olsun, hiçbir şekilde esirgememişizdir. Çünkü bizim maddiyatla hiçbir işimiz olmadığı ve delikanlının da bu ülkenin dertlerinden hallendiğini bildiğimiz için bizim de olmazsa olmazlarımıza sahip çıktığından ötürü 20 senedir bunun arkasından gidiyoruz ve ölene kadar da gideceğiz.

Hakantürk: Bir kitapta okumuştum yıllar önce birisi “Bana yüz tane birbirine inanan güvenen insan verin, bir ülkeyi ele geçirebilirim”yazıyordu. Bırakın 100taneyi, milyonlarca insan Sedat Peker’in gözüne bakıyor. Gözünü kırpmadan onun için ölüme gidebilirler. Bu kıskançlık mı doğuruyor da belli kesimdeki insanlar kendisinin karşısına dikilemediği için farklı bir şekilde yıpratmaya çalışıp medyaya asılsız şeyler pompalıyorlar?

Yaşar Durmuşoğlu: Reis, bu konularda bazı insanların rahat uyku uyumasına engel olan bir insan. Bu ülkeyi sömüren insanlara karşı yıllarca emperyalizmin altında ezilmiş insanları ayağa kaldırdı. Müslümanlara, gençlere hayal kurmaya öğreten bir adam, çünkü ütopyaları çok yüksek biri. Reis’in “Ben arkadaşlarımın çocuklarıyla bile yoluma devam ederim, yeter ki hedefe gidecek bir otobüs biletim olsun ” diye bir lafı var. Reis için; hiçbir zaman, hiçbir şekilde engel yoktur. Hayatında yapamama diye bir şey yok düşünebiliyor musunuz? 20’li yaşlarda Fatih nasıl memleketi fethettiyse Allah ona da öyle bir şey nasip etmiş, o yaşlardaki delikanlıların bu ülkeyi yönetebileceğini insanlara öğretebilmektedir.

Lider kolay yetişmiyor. Lider doğulur yani Sedat Peker’de böyle bir vasıf var. Ülkemiz lider çıkartmakta çok zorlanıyor. Son zamanlarda baktığınız zaman Sayın Cumhurbaşkanımız çıkmıştır. Onun haricinde bütün partilere bakıyorsunuz, hiçbir tanesinde liderlik vasfı yok bence. Çünkü gençliğin teveccühü Reis’in bir parti kurması, parti lideri olmasıdır. Baktığımız zaman Reis, parti üstü bir insan, çünkü onu öyle bir kalıba dökemezsiniz onu bir kalıpta tutamazsınız.

Hakantürk: Onun bir tek dünya görüşü Turancılık. Onun tek isteği bütün Türk Devletleri’ni bir araya getirip bir güç oluşturmak. Bu çok güzel bir şey.

Yaşar Durmuşoğlu: Kesinlikle. Zaten onun dünyaya bakışı Kızılelma ülküsüdür. Bazı insanlar ve yaptıkları, bazı sermaye gruplarının işine gelmiyor. Yani ülkede bir uyanış var, ülkemizde pozitif şeyler oluyor, ülkemiz değişiyor. Cezaevinden çıktıktan sonra bunu kendisi de söyledi. Bu seçimlerde de kendisinin nasıl bir duruşu olduğunu herkese gösterdi. Hiçbir zaman yanılmadığı gibi gittiği hedefte de asla yanılmadı.

Hakantürk: Sedat Peker’i, resimlerde polisler, jandarmalar arasında gördüğün zaman hep kendine has olan gülümsemesi vardır. O bile birçok insanı rahatsız ediyor.

Yaşar Durmuşoğlu: Acı çeken insanın o kadar rahat gülmesi insanların tabii ki garibine gidiyor. Bakıyorsunuz bir emniyet müdürü ne bileyim general yani okumuş insanlar kendilerini yukarıda görüyorlar, birde bakıyorlar 20’li yaşlarda delikanlı çıkmış bir sürü gençlik bunun arkasında yürüyor. Bu kıskançlık yaratıyor. O okumuş insanlar kendilerini büyük gördükleri için egoları da büyük oluyor. O yüzden Reis’i kabullenemiyorlar.

İnsanlar Sedat Peker ile yan yana geldiği zaman bizim anlatımlarımız bile yetmiyor. Onunla tanışan devlet büyükleri “Siz bana Sedat’ı anlatamamışsınız, o bir deha” demiştir. Onun siyasete girmesinden korkan o kadar çok insan var ki burada isimlerini saysam ayıp olur. Yıllar öncesinden bir şekilde hep-sini biliyoruz.

Hakantürk: Sedat Peker, on yıl içeride kaldı. Belli kişiler ellerinden gelse, yürekleri yetse, Sedat Peker’i en yakın ağaca asmak isterler. Allah onlara ne o gücü ne de o yüreği vermiştir.Bunu hiçbir zaman gerçekleştiremezler. Sedat Peker’i de kendileri gibi bildikleri için piyonlarıyla sürekli medyada olumsuz bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Gün olur, devran döner. Ne olursa olsun, millet gerçeği görecek, hakikati bilecektir. Bizde bu nedenle kitabın ismini “Sedat Peker’in Gerçek Hayatı ” koyduk.

Bu kitapta istiyoruz ki vatandaş Sedat Peker’i sizler gibi kendisine çok yakın olanlardan dinlesin ve gerçeği bilsin. Ülkücü mafyadır, mafyadır, babadır diye değerlendirilen Sedat Peker’i, o yönlerde de değerlendirmek gerekirse; yiğittir, delikanlıdır, kabadayıdır. Bu da Türk Milleti’nin kanında vardır. Onun kabadayılığını, mafya babası diye deklare etmeye çalışıyorlar. Onu “Uyuşturucuya karşı olan bir baba” olarak millet tanıdı. O bile birçoğunun işine gelmedi. Sedat Peker ile ilgili bir anı anlatır mısınız?

Yaşar Durmuşoğlu: Tabii ki Sedat Bey’in bilinmeyen tarafları çok. Reis kimseye düşmanlık beslememiştir. Reis’in hayata bakışı gülerektir, onu hiç kimse somurturken göremez. Maneviyatı çok güçlüdür ama hiç öne çıkarmadı. Bir sürü Allah dostlarını ziyaret eder. Bir zamanlar İbo diye bir şarkıcı “Benim balonlarım var” diye bir şarkı söylerdi. Bizde Reis’e “Senin duaların var” derdik. Biz Allah’a inanmış, teslim olmuş amentü etmiş insanlarız. Reis yaptığı hayırlar için insanlardan çok dua almıştır. Reis’in bu taraflarını insanlar bilemezler. Dualar okunmayan, mezar taşları belli olmayan evliyalara kabristanlar yaptırmış, onunla beraber binlerce delikanlılar ziyarete gelmiştir. Oradan dünyaya bin nur saçılmıştır.

Reis her zaman “Doğruların gözle görülmeyen orduları vardır” der. Siz insanlara doğruluk yaparsanız, dertlerini hallederseniz insanlardan dua istemenize gerek kalmaz. Kainat’ın sahibi olan Cenab-ı Allah, bu delikanlıyı ayağa kaldıracak. Arkasından tuzaklar hazırlayanlara, Cenab-ı Allah “Siz bu tuzakları kurun, bizim ne tuzaklarımız var görün” diyor. Hiçbir zaman Reis’in ayağının taşa takılacağını asla kabul etmeyecek insanım. Çünkü o konularda çok bildiğimiz şeyler var. Bazı şeylerin hiçbir şekilde konuşulmasını istemez. Bütün Allah dostlarının, evliyaların duaları onunla beraberdir. Bizim birebir tanık olduğumuz o kadar şey var ki! Hiçbir şekilde rahatsızlıklarından dolayı ülke başkanlarını evlerine kabul etmeyen Allah dostları, şu anda ülke başkanlarını evinde ağırlayan insanlar,Reis’i evinde ağırlamaktadırlar. Bu onun için bizim için çok büyük bir onurdur.

Hakantürk: Sedat PEKER yurtdışındayken Romanya’da olsun, Bulgaristan’da olsun çok ilginç şeyler yaşamış oralarda da çok farklı şeyler yapmış.

Yaşar Durmuşoğlu: Evet o dönemlerde de yanındaydım. Tabii o dönemlerde o tarafları Reis’in kendi özelliğinde olan şeylerdir. O bize “Gel” demiştir biz yanına gitmişizdir. Allah’a şükürler olsun bize ne görev düşmüşse onunla beraber yapmışızdır.

Bu sadece Romanya’da, Avrupa’da, Amerika’da değil. Dört seneye yakın Rusya taraflarında, İran’da kaldım. Oradaki Türkler bile Azerbaycan Türkleri bile Reis’i soruyordu bize. Ata topraklarına Moğolistan’a gittik, orada bile aynı şey. Gazze’ye gidiyorsunuz orada da. O sadece Türkiye’deki Türk gençlerinin Reis’i değil.

Hakantürk: Türk Dünyası’nda bilinen tanınan biri.

Yaşar Durmuşoğlu: Biraz önce de söyledim, bu çağın fenomeni kendisi. Hiçbir gün kendi nefsi ile ailesi ile çocukları ile ilgili bir şey düşünmemiştir. Onlarla ilgili şaşalı şatafatlı hiçbir şey yapmamıştır. O, hep bugün hangi garibana yardım edebilirim, hangi hastaya yardım edebilirim, kimi sevindirebilirim diye düşünen hayatını böyle devam eden bir insan.

Hakantürk: Bu konuyla ilgili son söyleyebileceğiniz bir şey var mı?

Yaşar Durmuşoğlu: Valla bizim fazla bir şey söylememiz gerekmiyor. Şimdi sosyal medya var. İnsanlar bütün her şeyi bir tıklamayla öğrenebiliyor, dünyayı ayaklarına getirebiliyorlar. Artık bizim çağımız o çağ değil.

Hakarıtürk: Bugün birçok parti genel başkanının sitesine o kadar ilgi yok.

Yaşar Durmuşoğlu: Sedat Peker, partiler üstü bir insan. Birçok siyasetçinin Reis’i kıskandığını gördüm. Reis’in ayaklarına yapıştılar bir şey yapmaması, bir yerlere gelmemesi için mücadele ettiler. Cenab-ı Allah onun yanında olduğu için onu kimse engelleyemez. Bizim vazifemiz Reis’i dağın başındaki çobana bile anlatmak onun haricinde hiçbir şey bilmeyiz.

Çünkü Cenab-ı Allah öbür dünyada “Siz neden daha fazla insanlara anlatamadınız, daha fazla insanlara tanıtamadınız onu?” diye bize hesap sorar. Allah muhafaza biz bu hesabın peşindeyiz. Bizim hiçbir şekilde bu dünya malıyla mülküyle hiçbir işimiz yok, onun adamlığı ve dostluğu bize en büyük hazine.

Hakantürk: Fatih Bey ile görüştüğümde bana çok ilginç bir olay anlattı. Bulgaristan’da bir cami olayı. O camiyle ilgili sizin bilginiz var mı, nedir bu olay tam olarak?

Yaşar Durmuşoğlu: Reis ile Bulgaristan’da bulunduğumuz dönemde Sofya’da kalıyorduk. Reis’in çok sevdiği bir dostu oranın güzide bir otelinde bizim için yer ayırttırdı. O dönemlerde Avrupa’dan bütün öğrenci liderleri, Sivil Toplum Örgütleri’nin liderleri hepsi tek tek Reis’i ziyarete geliyordu. O zaman Bulgaristan’da Türkler’e karşı çok büyük bir zulüm vardı. O dönemde sadist bir devlet başkanları vardı. Türkler’den korkan ve oradaki kardeşlerimize çok baskı uygulayan.

Bir gün Avrupa’dan gelen grup liderleri vardı. Reis ile görüşüyorlardı. Sabaha karşı ezan okundu. Otelin içinden birden bir hava esti. O dönemde orada ezan okunması acayip bir şey. Reis merak edip sordu, Sofya’nın tarihi bir camisini söylediler. Reis “Hemen gidelim, sabah namazı kılalım” dedi. O zamanlar Bulgaristan’ın durumu çok kötü sokaklarda insanlar rahat gezemiyorlar. Bizde arkadaşlarla dostlarla hep beraber camiye gittik. Reis caminin perişan bir halde olduğunu görünce üzüldü. İnsanlar yurtdışına gezmeye gittiği zaman ilk önce turistik yerleri görmeye, lüks otellere giderler. Reis ise bizim ecdadımız buralarda savaşmış mı, bir şehidimiz var mı oraları ziyaret eder.

O camide namazı kıldıktan sonra oradaki Türkler’in lideri vardı. Ona “Bizim ecdadımız buralara gelmişler, camiler yapmışlar ama bu camiler çok perişan durumda” dedi ve o caminin restorasyonunu üstlendi. “Ama bunu kesinlikle basında falan istemiyorum, bunu reklam amacı yapmayalım” dedi. Allah razı olsun ben biliyorum ki o camiyi yaptı ve İstanbul’dan öyle bir avize gönderdi ki o zaman oradaki camileri bırakın, Türkiye’nin hiçbirinde öyle bir şey yoktu. Reis, hep uçlarda gezer, hiçbir zaman ortada göremezsiniz. En uç şekilde yine oraya en büyük yardımları yaptırdı. Benim onunla yaşadığım beni en sevindiren olaylardan bir tanesi budur.

Hakantürk: O caminin eski halini ve şu anki halinin resimlerini nasıl temin edebiliriz? Bunları kitapta kullanmak istiyorum.

Yaşar Durmuşoğlu: Bizim eski gazete arşivlerinde hatta Reis’in istememesine rağmen ben o zaman Türkiye Gazetesi’nde görmüştüm. TGRT falan canlı olarak göstermişti. Reis’in oralara çok büyük yardımları var. Onun haricinde de yapmış olduğu yardımların hiçbir tanesini ön plana çıkarmadığı için bizimde söylememiz doğru olmaz diye düşünüyorum.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
SONER KOĞUN Gönderi no: 156976  /
SONER KOĞUN
sabah şerifleriniz hayırlı olsun reisim.2015 te bari bizleri onurlandırırmısın çünkü benim tek dileğim tek hayalim tek umudum bu ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN SAYGILARIMLA YÖRÜK KARDEŞİN ..........
ÇENGELKÖYLÜ Gönderi no: 156968  /
ÇENGELKÖYLÜ
Tarzıyla ve tavrıyla yakınen tanıdığımız Yaşar abimizden(BABA),sizin gibi efsane bir ismi okumak keyifliydi.Size olan sevgi,saygı ve sadakati anlaşılıyor.Yollar ve yıllar da sadık dostla güzel geçer.Sunum paragrafında kadim dostum diye bahsettiğiniz YAŞAR babayla dostluğunuz kalıcı olsun ALLAH birlikteliğinizi pekiştirsin.Açıkçası sizin gibi efsane bir isme böyle ne kadar kitap yazılsa anlatılırsınız ya da anlaşılırsınız.Belki bunu sizde merak ediyorsunuzdur.Yaşar babadan sizi okumak keyfliydi. Tanımayana bilmeyene yalın ve net ifadelerle sizi gayet güzel anlatmaya çalışmış.Emeğine yüreğine ve ağzına sağlık diyorum.Sizi ve abimizi seviyoruz.ALLAH'a emanet olun.
ramazan satıcı Gönderi no: 156664  /
ramazan satıcı
Selamun Aleyküm CAN REİSİM yüce ALLAH'a şükürler olsun Hakan Türk beyin kitabını sipariş ettim inşallah yarın elime geçecek ve büyük keyikle okuyup çocuklarıma bırakacam ''BİR UMUTTUR YAŞAMAK'' DOĞRULARIN GÖZLE GÖRÜLMEYEN ORDULARI VARDIR CAN REİSİM
UFUK ERASLAN Gönderi no: 156641  /
UFUK ERASLAN
BU KITABI MUTLAKA OKUMALIYIM.MUTLAKA.SAYGILAR REISIM
Burak Tatar Gönderi no: 156614  /
Burak Tatar
Selamun Aleyküm Reisim;ALLAH'ım Seni Başımızdan Eksik Etmesin.TÜRK'ün REİS'i
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız