Duyurular

10.12.2014

Kıymetli Dostlarım,

Bazı şahıslar “SEDAT PEKER durmadan mezarlık ziyaretleri yapıyor” diyerek kendilerince espiri yapıyorlar. Yaptığım bu ziyaretlere insan gibi bakanlar hüzün, vefa, dostluk gibi erdemli davranışları görürken, çapsız bir şekilde bakanlar ise espiri konusu çıkaracak şeyler görüyorlar. İnsan hayatı boyunca hiçbir zaman delikanlı bir duruş sergilemese bile bir dakikalığına delikanlı olur. Yahu adam cezaevindeyken, on senede ne kadar çok tanıdığını sevdiğini kaybetmiş, tahliye olduğundan beri mezarlık ziyaretleri yapsa da halen daha bitmiyor diyerek, adam gibi yorum yapacağına bu olaydan bile kendilerince eğlence çıkarıyorlar.

Cezaevindeyken vefat eden herkesi bir deftere yazarak liste tuttum. Bu listede Cennetmekân sevgili annem de vardı. İşin enteresan tarafı listede çok farklı isimlerde vardı. Bir gün arkadaşlarımdan biri listeye bakarken, Duygu Asena Hanımın ismini gördü “Reis ne alakası var biz Duygu Hanımın mezarına gidersek sevmeyenlerin eline koz veririz, hakkımızda dünya kadar dedi kodu yaparlar.” dedi.

Ben ise cevaben “İsterse herkes dedikodu yapsın, ben Duygu ablanın mezarına mutlaka gideceğim” diyerek kendisini nasıl tanıdığımı anlattım; Milliyet gazetesinden bir röportaj haberi gelmişti. Pek alışık olmadığım biçimde bir iki tane yazar seçeneği de bana sunulmuştu. İlk isim Duygu Asena’ydı. Eğer ki, herhangi bir sebeple röportajı başka birisiyle yapmak istersem diye başka bir alternatifte sundular. Ben özellikle Duygu Asena ile röportaj yapmak istediğimi belirttim. Kendisi ile ilk karşılaştığımızda konu kadın haklarına geldi. Bende konu ile ilgili biraz sohbet yapınca Duygu Abla bana dönerek “ Bakıyorum da dersine iyi çalışmışsın” dedi. Ben ise cevaben “Duygu Hanım röportajımız uzun sürecek, bence bu yorumunuzu röportajınızın sonuna saklayın” dedim.

Öncelikle çok Tanrılı dinlerde kadının durumu ile ilgili anlatımlarda bulundum. Daha sonra İslamiyetten önce diğer topluluklarda ve Türkler’de kadının yerine değindim. Muhabbete yakınçağda ülkemizde ve dünyada kadının yeri ile ilgili sohbetler yaparak devam ettiğimde bana hayretler içersinde bakıp gerçekten çok şaşırdığını, bunları röportaj yapacağımız belli olduğu andan itibaren yani bir günde ezberlememin mümkün olmadığını söyleyerek. “Gülerek beni gerçekten şaşırtmayı başardın” dedi.

“Daha sonrasında ise benle röportaj yapmak isteyeceğini düşünmüyorduk. Neden benle röportaj yapmak istedin?” diye sorarak, Senin hakkında olumsuz şeyler yazacağım hiç aklına gelmedi mi? Dedi. Benim ise cevabım çok daha basitti. “ Duygu hanım bir çok konuda aynı dünya görüşünü paylaşmış hatta taban tabana zıt fikirlerde olsak da siz bir savaşçısınız dedim. Savaşçı yüreğine sahip olanlar onurlu olurlar hile yapmazlar diyede özellikle belirttim. Peşpeşe iki gün boyunca süren bir yayın yaptı (benim röportajımı). Organize suçlarla mücadele şubesi, devlet güvenlik mahkemesine Duygu Asena hakkında suç duyurusunda bulundu ‘’Suçu ve suçluyu övmekten’’. Savcılık,Duygu ablayı ifadeye çağırdı. İfadesini verdi. İfadesinde de dik durdu, geri adım atmadı. Ben, SEDAT PEKER’le yaptığım röportajı ve onda gördüklerimi yazdım. Polis onu övmek olarak algılamışsa yazımı, benim yapacak birşeyim yok dedi.

O tarihler kendini yiğit olarak tanıtan, meclisimize gelen, çayımızı, çorbamızı içen kişilerin çoğunun aman başımıza birşey gelir diye uzak durduğu zamanlardı. Ancak hayatımda bir kez gördüğüm Duygu Asena beni yanıltmamıştı, farklı dünya görüşlerine sahip olsak da bir savaşçıya yakışır ruhla ve davranış biçimiyle tavır almıştı. Kendisi hastayken ziyaretine bir dostumu yollayarak birde mektup ilettim. Sağlığına kavuşması için dua ettiğimi söyledim. Ancak Duygu Abla kısa bir süre sonra vefat etti. Bu sefer kendisine bir mektup yazdım. Cenazesine gelemediğim için kendisinden özür diledim. Mektubu Stelyo vasıtası ile kendisine göndererek, mezarının içine gömdürdüm.

Bu olayları anlattıktan sonra arkadaşıma dönerek “şimdi fikrin nedir? Bizi seven bazı insanlar bazı dostlar eleştirecekler. Hatta sevmekten vazgeçecekler diye Duygu Asena’nın mezarına gitmeyeyim mi dedim. Kıymetli dostlarım YÜCE ALLAH’a şükürler olsun ki ben bir savaşçı ruhuna sahibim. İnandığım bir doğru için, tüm dünyadan bile vazgeçebilirim.

Yapmış olduğum tüm mezar ziyaretlerindeki insanlarla, buna benzer duygu yüklü anılarım var. Bu olaylardan haberdar olmayan bazı zatlar, çıktığından beri mezarlık geziyor diyerek akıllarınca makara yapıyorlar. Kıymetli dostlarım mektubumun başında belirttiğim gibi, bakmak ve görmek insandan insana fark eden şeylerdir. Bizim dostluk anlayışımız, adam olmayanların dostluğa bakışına benzemez. Bu aptalca espriyi yapanların dostluk anlayışı, toplu taşıma araçlarına binenler gibidir. Kimin yanına oturacakları ya da ne kadar süreyle orada oturacakları asla tahmin edilemez!

Duygu abla bana göre gerçek bir delikanlıydı. Evet, yanlış okumadınız. Gerçek bir delikanlıydı. Ben hayatım boyunca delikanlı kadınlarda gördüm ancak maalesef ki bazen de kaşar erkekler gördüm.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
asill_mehmet@hotmail.com Gönderi no: 158796  /
[email protected]
ALLAH yardımcın, hızır yoldaşın olsun koca ReiS var olduğunu, nefes aldığını bilmek bile bana onur veriyor. Kendine iyi bak..
TROYADP@HOTMAİL.COM Gönderi no: 157312  /
[email protected]
ONCA SENEDEN SONRA BU HAYAT STRATEJİNİZİ NEDEN PAYLAŞIYOSUNUZ ANLIYORUM... VE KENDİ KENDİME YÜZ YÜZE GELSEK DAHA NASIL KONUŞURUZ DİYORUM...HAYAT BELLİ Mİ OLUR...
usdbh1978@gmail.com Gönderi no: 156185  /
[email protected]
selam reisim antalyada silence beach resort otel açılışında tanışma şerefeine erişmiştim size sosyal iletişim araçları ile birçok defa msj attım ama sanırım ulaşmadı allah uzun ömrler versin yüce memvlam sizi ve sevenlerinizi korusun...... beykoz'lu ufuk....
hüseyin güneş Gönderi no: 156166  /
hüseyin güneş
Reis öncelikle selam eder saygılarımı sunarım....Bir konu hakkında fikrinizi ve düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum..Türkiye de Osmanlı Ocakları kuruluyor ve Osmanlıca ve Osmanlı kültürü tekrardan yaşatılmak istendiği söylenip Osmanlı Ocakları altında birleşiliyor.Benim için sizin bu konuya bakış acınız,fikriniz vedüşünceleriniz çok önemli benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Hüseyin GÜNEŞ TRABZON
Ramazan ULUBEY Gönderi no: 156130  /
Ramazan ULUBEY
Gerçekten sana saygi duyuyurum abi elini sıkmak istiyorum ama o kadar cok sevenin varki ellini sıkmak bana nasip olmaz selametle
ramazan satıcı Gönderi no: 156116  /
ramazan satıcı
CAN REİSİM SENİ VAR EDEN YÜCE ALLAH'A HAMD OLSUN YÜCE ALLAH SENİN EKSİKLİĞİNİ HİÇ BİR ZAMAN GÖZTERMESİN
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız