Duyurular

13.10.2014

Kıymetli Dostlarım;

Bir önceki yazılı paylaşımımda, bazı arkadaşlarımızın benim Ortadoğu’da mezhepçi bir anlayışla olaya yaklaşıp, o yüzden Türkler, Kürtler ve Arapları birlikte hareket etmeleri gerekir dediğimi yani Sünni bir blok oluşturma gayesi güttüğümü, daha doğrusu devletimizin böyle bir çalışması olduğunu benim de bunu desteklemek için bu yönde paylaşımlar yaptığımı söylemişler.

Bu arkadaşlarımıza söyleyeceğim tek şey, bir şeyi iddia ederken altını doldurabilecekleri saç teli ağırlığında bile olsa bir doneye sahip olmalarıdır. Bu iddia nereden bakarsanız bakın komik ve abzürt bir iddiadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti eğer ki Sünni mezhepçiliği güden bir yol haritası çalışması içerisinde olsaydı, seçilen cumhurbaşkanları ve başbakanlar ilk yurt dışı gezilerini AZARBAYCAN’a değilde, hem dış politikada hem de ekonomik sıkıntılı durumlarımızda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan KATAR’a yaparlardı.

Ancak hepimizin bildiği üzere devlet büyüklerimiz ilk yurt dışı gezilerini AZARBAYCAN’a yani Şii mezhebinin yoğun olarak (%75) kabul gördüğü bir Türk Devletine yapıyorlar. İkinci ziyareti ise,KATAR’a yapıyorlar. Şu an ülkeyi yöneten hükümetimizin haricinde devletimizin ortak aklıda epeyce bir zamandır bu yönde faaliyet göstermektedir. Devletin ortak aklının her konuda ittifak sağladığı hemen hemen hiçbir zaman görülmemiştir. Ancak bazı konularda bu ortak akıl kendiliğinden devreye girer. Devlet görevlilerinin dindar olanı, ateist olanı, işkenceci olanı, hümanist olanı, menfaatçi olanı adil olanı daha doğrusu hemen hemen hepsi o yönde düşünüp yol alırlar. Buna devletin ortak aklı denir. Uzunca bir süredir devletin ortak aklı mezhepçilik yapmamak üzerine çalışmaktadır. Milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa o yönde hareket tarzı benimsemekteler.( Azarbaycan örneğinde ki gibi)

Diğer taraftan bu iddia da bulunan arkadaşlarımız, Arap’ların epey bir bölümünün Şii olduğunu bilmiyorlar mı? Ya da Arap Alevisi olan Nusayrilere ne demeli? Diğer taraftan da Kürtlerin ve Türklerin nüfusunun en az %15’i zaten Alevi mezhebindendir.

Devletin uzunca bir süredir bu yönde uyguladığı ortak aklı, hem de Arapların, Kürtlerin ve Türklerin içindeki Şiileri, Alevileri, Nusayrileri bir an için yok kabul etsek de, mezhepçi bir anlayışla benim hareket edeceğimi düşünmek her halde sadece komedi olurdu. Şahsen tanıştığım Sünni dünya görüşüne sahip büyük cemaatlerin değerli hocaları bazı görüşlerimi günah olarak değerlendirip bu konularda bu kadar radikal düşünmememi hep rica ederler. Bende kendilerine bu düşüncelerimin Şii kaynaklarını okuyarak oluşmadığını, ilk Sünni kaynakları okuduğumda da düşüncelerimin bu yönde olduğunu söylerdim. (Ancak daha sonraları Şii kaynaklarını da epeyce okudum)

Belki ilerleyen zamanlarda Şiilik, Sünnilik ve o dönemde yaşanılanlarla ilgili genişçe bir paylaşımda yaparım. Sizlerden gelen yorumlar sayesinde de düşüncelerimi zenginleştirmiş olurum.

Bir de şunu söylemek istiyorum; Sitedeki görevli adminler kurban bayramı tatilinde çekildiğim resimleri paylaşınca bir iki tane art niyetli arkadaş, “Ülke yanıyor sen bayram tatiline gitmişsin demişler”. Birincisi, ben bayram tatiline çıktığımda ortada bu olaylar yoktu. İkincisi, kardeşim ben tatile çıktığımda dansöz mü oynatmışım, pavyona mı gitmişim? Tatilde sporumu yapmışım, golf öğrenmek için biraz ders almışım sonrada bölgedeki tarihi yerlere rehberler eşliğinde geziler yapmışım. Yaşadığımız coğrafyada daha önceleri binlerce senedir yaşayan halkların nasıl güçlenip, daha sonra nasıl yok olduklarını, eğer ki öğrenemezsek kendi yurdumuzun ayakta kalmasını acaba nasıl sağlayabiliriz?

İnsan eleştiri yaparken adil olmalıdır, kaliteli olmalıdır, vicdanlı olmalıdır.

Kıymetli Dostlarım; Ortadoğu coğrafyası daha önce söylediğim gibi akıl almaz derece de hem zor, hem karışık, hem de güvenilmez bir yapıdadır. Ancak şunu asla unutmamalıyız “başarı hayat oyununda iyi bir ele sahip olmak değil, kötü bir eli iyi oynayabilmektir.” Atalarımızdan bize miras kalan DNA hafızamızda ki tecrübelerimiz sayesinde biz bu eli en başarılı şekilde oynar, gerekirse muhataplarımıza şapkadan tavşan çıkartmak da dâhil olmak üzere ne filimler yapar, ne senaryolar yazarız.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK SEDAT PEKER

Ziyaretçi Defteri
TC YUKSEL AKGUN Gönderi no: 153967  /
TC YUKSEL AKGUN
Sedat peker abi seni cok seviyorum olursa senin yaninda görev istiyorum ??
cüneyt özer Gönderi no: 153798  /
cüneyt özer
Sayın sedat peker abim ben istanbul beykozda oturuyorum belki biliyorsundur soğuksu mahallesinde oturuyorum senin hayranınım abi eğer iznin olursa banada yanında bi görev varmı eğer varsa çok sevinirim birde senin abi o beyaz tesbihine hastayım
mustafa durucan Gönderi no: 153780  /
mustafa durucan
Selamün Aleyküm Kıymetli ağabeyim cezaevi günlerinizde size 5 defa mektup attım bunların 4 tanesini yazılı 1 tanesinide avukatlarınız aracılığıyla sözlü olarak cevaplamıştınız ALLAH (c.c) razı olsun reisim mektubumu yanıtsız bırakmadığınız için , cevaplarınızın sonunda hep özgür günlerde görüşmek üzere diye bitirdiniz şimdi özgürsünüz ve sizinle bir kez olsa dahi görüşmek istiyorum tahliye olduğunuzda askerlik vazifemi yerine getirdiğimden dolayı cezaevi çıkışınıza gelemedim.Sizinle bir kez dahi olsa bile görüşme fırsatını bana verirseniz çok mutlu olurum reisim cezaevinde gönderdiğim mektupların hatırına bu isteğimi kabul edin şuanda istanbulda olmadığınızı biliyorum KISMET OLURSA ankaraya geldiginizde sizi görme şansımız varmı abi veya ben ist gelince bir umutla sizden gelecek haberi bekliyorum BİR UMUTTUR YAŞAMAK
ugur_coltu@hotmail.com Gönderi no: 153687  /
[email protected]
Sedat abi ben seni çok sviyorum abi ömrümden bir gün kalacağını bilsem bile senle yüz yüze durmak isterim en büyük arzum budur inşallah olur abi bir umuttur yaşamak Bizde bu umudun bekleyenleri ... lütfen abi ulaş bana ...
fb-1907-alex@hotmail.com Gönderi no: 153676  /
[email protected]
BİR UMUTTUR YAŞAMAK REİS'İM HER ZAMAN SENİNLEYİZ TEK REİS SEDAT PEKER !
Mesaj göndermek için ilgili alanları doldurunuz
Gönderinizde resminizin gözükmesi için facebook ile giriş yapınız. 
E-Mail Adresiniz
Mesajınız